• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

İsmail Alkan

İsmail Alkan
KOCAMAN RESME BAKIN
30/01/2018

     twitter.com/ialkan   alkan5361@hotmail.com ( Yazarın Önceki Yazıları )  


 KOCAMAN RESME BAKIN

TS Basket, ligin ikinci devre ilk maçında deplasmanda karşılaştığı ligin güçlü ekibi Beşiktaş’a 78-74 mağlup olarak küme düşme potasına indi.

Aslında Trabzonspor, kamuoyunun farklı mağlubiyet beklentisi olan bir maçta basit hatalar ve boyalı alan zafiyetine biraz da hakemlerin ince düdükleri de eklenince adeta galibiyetten oldu.

Son toplara kadar galip gelenin belli olmadığı bu maçta öne geçip farkı bile arttırmayı başaran Trabzonspor, savunma gayreti ile oyundan kopmayıp son ana kadar maça ortak olmayı başarmasına rağmen Sertaç Şanlı ve son dakikalarda J.Adams’ı durduramayınca sürpriz bir galibiyetten oldu.

Trabzon’da oynanan ilk maçta ürettiği 20 sayı 3 ribaunt ve 5 asist ile galibiyetin mimarı olan eski oyuncumuz Sertaç Şanlı, bu maçta da tıpkı ilk maç gibi, hatta ilk maç performansının bile üzerine çıkarak 22 sayı 8 ribaunt ve 3 asist ile bir anlamda Trabzonspor’u yıkan isim oldu.

Sertaç şanlı özellikle 27-18 aleyhimize geçen ve bence de maçın kırılma periyotu olan 2. periyot boyalı alanımızı domine ederken sadece bu periyot 11 sayı üretmeyi başardı. Bu bölümde Sertaç’a Diebler ve Strawberry’de dış atışlarla ürettikleri 15 sayı ile eşlik edince aleyhimize sonuçlanan farklı ikinci periyot skoru maçının sonuna da hazırlamış oldu.

Bir başka önemli ayrıntı da Beşiktaş’ın Efes’ten aldığı Joshua Adams’ın maçtaki son bölüm performansı idi. Maçın son 3 dakikası neredeyse Trabzonspor ve Adams arasında geçti. Joshua Adams’ın bu son 3 dakikalık bölümde tek başına ürettiği 12 sayı Beşiktaş adına galibiyeti getiren en önemli ayrıntı oldu.

Ve Adams’ın sürekli blok kovalamakla meşgul olan Obekpa’nın üzerinden vurduğu smaç ise bence Trabzonspor boyalı alan savunmasının özetiydi.

Maçın ince ayrıntılarını toparladığımız zaman mağlubiyetin en önemli nedeni olarak her iki boyalı alandaki etkisizliğimiz ortaya çıkıyor.

Hadi savunma kısmını yardımlarla çözersiniz ancak uzununuzun hücumda etkisiz olduğunu bilen rakiplerin her maç kısalarımıza uyguladığı baskı nasıl çözülür işte orası muamma. Çünkü Koçun da eli kolu bağlı.

Üzerlerine yoğunlaşan baskı ile kısaların oyundan düşmelerinin ana nedeni yardım almasına lüzum görülmeyen Obekpa’nın hücumdaki etkisizliğidir.

Sonuç olarak takım her ne kadar 17 top kaybı yapsa da, belki de ilk kez 4 periyota yayan savunma anlayışına sürekli ezildiğimiz hücum başta olmak üzere ribaund (29-32) üstünlüğünü de eklemesine rağmen galip gelebileceği bir maçı her iki boyalı aland

Kısaca her yol boyalı alan ve bu alanın oyuncusu olan, üstelik kağıt üzerinde 12 sayı 13 ribaund ile double double yaptığı gözüken Obekpa’nın yetersizliğine çıkıyor!aki pasifliği nedeniyle kaybetti.

Ve bundan sonra düşme potasından çıkmak adına kritik maçlar serine başlıyoruz…

Üstelik bu maçlar Obekpa ile nasıl geçer, hatta ligde sezon sonu nasıl bir tablo ile karşı karşıya kalırız sorusunun cevabı bile yokken.

Daha sezon başlamadan Obekpa’yı izlediğim ilk maçta Olaj’a elenip Avrupa maceramıza veda ettiğimizde nasıl ki yetersiz olduğunu düşünüyorsam, şimdi bu kritik maçların arifesinde de aynı şeyi düşünüyorum!

Beşiktaş maçındaki maçtan kopmama ve son toplara kadar devam eden mücadele hırsı belki gelecek adına ümitli olmamıza sebep olabilir ancak, ortada tüylerimizi diken diken eden, küme düşme potasına girdiğimizin kocaman bir resmi var.

 OLMAYAN MEDYA DEPARTMANI

Medya departmanı kulüple kamuoyu arasında köprü vazifesi görür. Bir anlamda kulübün dışarıya yansıması, özetle aynasıdır.

Ancak var olup aslında olmayan bu departman kulübün en önemli kanayan yarası durumunda. Bu yara da sürekli kulübün kamuoyuna negatif yansımasına sebep oluyor maalesef.

Çünkü sıradan taraftar paylaşımı gibi sosyal medyadan yapılan paylaşımlar hariç, kamuoyunun birikimle harmanlanmış doyurucu haber beklentisinin hiç birine cevap veremediği gibi, vermek üzere bir gayreti filan da yok.

Örneğin oldukça ciddi yatırımların yapıldığı altyapımızla ilgili ne tek bir bilgi, ne de tek bir haber var.

Hadi altyapıda bir sürü kategori var ve bunlarla uğraşmak külfet(!) Basketbol Federasyonu’nun bu sene başlattığı en önemli proje olan Gelişim Ligi’nde mücadele eden bir takımımız var ve bu proje takım sezonu bitirdi.

Ne yapmış, kaçıncı olmuş, puan durumunda kaçıncı sırada, oyuncularımızın performansı ne olmuş gibi kamuoyunun beklentisi olan soruların hiçbir cevap ve karşılığı yok.

Vahim olan bir başka örnek ise Gelişim Takımı’nın koçu Ali Uruk takımın başına gelmiş ve 3 ay sonra da gitmiş kendilerinin bile haberi yok!

Bu işin parayla, bütçeyle, sponsorla filan bir ilgisi yok. Tek yapılması gereken basketbolu sevip yaptığın işe saygı duymak. Donanım da olmayabilir, yeter ki çaba göster biz anlarız ama o’da yok.

Aman ha, bireysel suçlu filan aramıyoruz. Çalışanından profesyoneline ve hatta yöneticisine kadar bu düzensizlikten hepiniz sorumlusunuz.

5 Sezondur tek bir basın bilgilendirme toplantısı yapamayanlardan ne bekliyoruz ki zaten?

Kısaca medya departmanına bak, kulübün içler acısı halini gör!

Yazık onca yatırım ve maddi kaynak yaratmak için çekilen sıkıntılara.

 TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

Basketbolda 3 ana hedef var. İlk sıra için mücadele edenler, play off kovalayanlar ve kümede kalma savaşı verenler.

Biz ise bu hedeflerin neresindeyiz? Açalım…

Bugün Trabzon’da basketbolu yaşıyor ve konuşuyorsak Saner Ayar sayesindedir, önce bunun altını çizelim. Ayar’ın şubeyi faaliyete geçirdiği zaman önce şampiyon olarak lige çıkmak, devamında da EL’de oynamak gibi hedef ve hayalleri vardı.

Şampiyon olarak lige çıkarak ilk hedefi gerçekleştirdik ancak çıktığımızın ikinci sezonunda ise borç batağına saplanıp sorumluluğu Mehmet Yiğit Alp’e devretmemize rağmen devamında da küme düştük.

Muharrem Usta da basketbol hobisine başladığında Avrupa ve devamında EL hayalleri vardı ve ilk hayal Eurochallenge’de oynadığımız ve halen daha hafızalarımızda olan müthiş final maçı ile gerçekleşti.

Trabzon’da gerçekleşen dörtlü final ve devamında Trabzonspor’un o unutulmaz atmosferde oynadığı final maçı için de Muharrem Usta ve Abiş Hopikoğlu’na bu şehir çok şey borçludur, bunun da altını çizelim.

Avrupa hayali gerçekleşti ancak devamında da tıpkı aynı Saner Ayar döneminde yaşanan ekonomik problemler de yaşanmaya başlandı. Ve tıpkı Saner beyin döneminde olduğu gibi Muharrem Usta’da basketboldan elini ayağını çekince tüm yük Abiş Hopikoğlu’nun sırtında kaldı.

Ligin blok lideri ve sayı lideri bizde ancak maddi sıkıntılar, yasaklar vs gibi problemlerin yansıması olarak puan tablosuna baktığımız zaman ise tıpkı küme düştüğümüz sezonla ciddi benzerlikler taşıyor.

Bu kısa hatırlatmalar sonrası uyarayım; tehlikenin farkında mısınız?

 TRABZON’A ÜZÜLÜYORUM (BİSİKLET TAKSİLER)

Şimdi “Bisiklet taksiler de ne alaka?” diye sorabilirsiniz, anlatayım.

85-86 yıllarında yaşadığım Trakya’nın modern bir ilçesi olan Lüleburgaz’da iklim değişikliği ile mücadele etmek için bisiklet taksiler hizmete başlamış.

Bizde ise bırakın modernliğin, gelişmişliğin ve çevre bilincinin bir parçası olan bisiklet ve bisiklet taksileri, ve hatta raylı sistemi; biz hala daha bacaklarımızın iki koltuk arasına sığmayarak iki büklüm seyahat işkencesi çektiğimiz dolmuş çetrefilliği ile yaşam mücadelesi veriyoruz.

Trabzon’un aslında tarihi Cephanelik alanının yanına ve Moloz’daki tarihi surların dibine ucubeler, ülkenin ilk 8 ile kırmızı alarm seviyesinde olan bir ilinde Bonzai tehdidi ile karşı karşıya kalan gençlerine iş alanı yaratacak yatırımlar yerine 60 milyon TL’lik VIP Cami, Uzungöl ve sera gölüne havuzlar, Solaklı vadisine de HES’ler yapmak gibi daha önemli işleri var!

Sonra dönüyor bir Burgaz’a bakıyorum, bir de Trabzon’a!

Ve 30 senedir içinde yaşadığım güzeller güzeli Trabzon’un hala daha Burgaz’ın 30 sene önceki modernliğine ve kültür seviyesine, hatta Fındıklı’nın bile çevre bilincine ulaşamamasına şahit olup üzülüyorum.

 İHANETİN FARKINDA MISINIZ?

Tarihi Cephanelik alanının bitişiğine yapılan inşaat geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyınca bir tartışmadır başladı.

İlgili alanın işletmecisi ve aynı zamanda da TS Basket eski yöneticisi olan Ahmet Sarı da yapılan yatırımı kendi penceresinden bakarak savundu.

Ahmet Sarı sevdiğimiz bir arkadaşımız ancak arkadaşımız olması yapılan yanlışı ve tarihi doku üzerine yapılan ucubeyi eleştirmemize engel değil.

Üstü çim olmuş, toprak olmuş ne fark eder, yol açıldı mı devamı gelir.

Ahmet Sarı yatırımcıdır, ilgi çeksin diye Cephanelik binasının tepesine bile apartman dikebilir anlarım. Çünkü dünya malı tatlıdır ve her yatırımcı haklı olarak daha çok kazanmak ister.

Peki Anıtlardan dönen bu alanın statüsünü değiştirip yapılaşmaya açanlara ne demeli?

Hadi tarihe saygı yok. Peki Trabzon’un tarihi miras ve tarihi dokusuna, kısaca tarihi geleceğine ihanet edildiğinin farkında mısınız? 

TAKA Gazete Link İçin TIKLAYINIZ




Paylaş | | Yorum Yaz
1066 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BASKETBOL POKER MASASI! - 26/07/2018
Son yaşananlar adeta poker masasını andırıyor diyerek başlayalım…
BU CAMİA SENİ TAŞIMAZ! - 16/05/2018
Basketbol için çırpınan, fikir üreten, yöneten, çalışan, emek veren, tribünde destekleyen, eleştiren veya sahiplenen, kısaca kendisini Trabzon’da basketbolun bir parçası olarak gören kim varsa arka planda hor görüp aşağılarken,
ONUR MÜCADELESİ - 08/05/2018
Şöyle maç öncesine baktığımız zaman karşılaşmanın favorisi hiç kuşku yok ki Yeşilgiresun Belediyespor’du.
MUTLU SON’A(!) BİR ADIM DAHA! - 24/04/2018
Ligin 26. Haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece’ye karşı geri dönen iki yabancımızla çıktığımız maçta beklediğimiz gibi mağlup olarak küme düşme hattına bir adım daha yaklaştık.
BU AYIP HEPİNİZİN - 17/04/2018
Basketbolda “Geliyorum” diyen ve sürekli uyardığım kriz sonunda patlayarak Trabzonspor markasını yerle bir etti.
ATEŞTEN GÖMLEK - 10/04/2018
Öncelikle kimsenin yanaşma cesareti gösteremediği çok zor bir dönemde ateşten gömleği giyerek Trabzonspor’a sahip çıkma cesaretini gösteren Ahmet Ağaoğlu ve ekibini kutluyorum.
GOLFU SEVEN - 03/04/2018
Kolay iş değil. Olabilecek çoğu insan uzak dururken, Ahmet Ağaoğlu ise çok zor bir dönemde Trabzonspor başkanlığına adaylığını açıklama cesaretini gösterdi.
YANLIŞTAN DÖN BE USTA? - 27/03/2018
Yazmayacağım diyorum ama yazmadan da olmuyor çünkü canım yanıyor.
AİDİYET DUYGUSU KAYBOLUNCA - 20/03/2018
Ligin 21. Haftasında eski koçumuz Nenad Markovic’in çalıştırdığı Gaziantep Basketbolu 91-86 mağlup eden Trabzonspor çok kritik bir galibiyet aldı.
 Devamı