• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

İsmail Alkan

İsmail Alkan
ONUR MÜCADELESİ
08/05/2018
     twitter.com/ialkan   alkan5361@hotmail.com ( Yazarın Önceki Yazıları )  

 ONUR MÜCADELESİ

Maddi kriz ve devamında yabancıların ayrılması ile kendini bir anda küme düşme potasında bulan Trabzonspor Basketbol, ligin 28. Hafta maçında bir başka küme düşme korkusu yaşayan komşumuz Yeşilgiresun Belediye’yi 100-95 mağlup etmeyi başararak derin bir nefes aldı.

Şöyle maç öncesine baktığımız zaman karşılaşmanın favorisi hiç kuşku yok ki Yeşilgiresun Belediyespor’du.

Ancak kağıt üstünde Yeşilgiresun Belediye favori gözükürken, parkede ise kazanmayı isteyen ve bu uğurda inanılmaz mücadele eden bir Trabzonspor vardı.

İki yabancısı Osiris ve Sarunas’ın öncülüğünde yerli oyuncularımızın da yüreklerini ortaya koyarak verdiği bu mücadele öyle bir mücadele ki, uzun süre hafızalardan çıkmayarak basketbol tarihimizin baş köşesinde yerini alacak.

Yeşilgiresun’un çantada keklik gördüğü bu karşılaşmanın teknik analizini değil, sadece maçın içindeki ufak ayrıntıları öne çıkarmak gerekiyor...

Örneğin sezonun son haftalarında yabancı oyuncularımız Osiris ve Sarunas’ın kendi istatistiklerine oynamak yerine takım, takım arkadaşları ve kulübün içinde bulunduğu kritik sürecin bilinci ile mücadele etmeleri, paylaşmaları ve gerektiğinde de tereddüt etmeden inisiyatif almaları saygıdan öte aidiyet duygularının dışa vuruşuydu.

Yabancı oyuncularımızın yedekleri olan ve geçmişte oldukça az süreler alan Burak Eşlik’in Boynton'a tepeden başlayarak uyguladığı baskı ve çırpınışı, Bora Hun Paçun’un boyalı alanda elinden gelenin fazlasını ortaya koyması ve Ozan Anton Odabaşı. Tüm bu oyuncularımız maçı kazanabilmek adına parkede verdikleri insanüstü mücadele sadece sporcu bilinci ile açıklanabilecek bir durum değil.

Ve özel parantez açmamız gereken isim ise kaptan Alper Saruhan.

Bu maçın kazanılmasındaki en önemli etkenin savunma olduğunu belirtecek olursak, savunma kısmında takımı bir tık yukarı çeken isim Alper Saruhan oldu diyebiliriz. Ki, kaptanın maça ne kadar konsantre olduğunu çaldığı toplar ve bu toplarla takımı diri tutması ortaya koydu zaten.

Ve altını çizmemiz gereken en önemli nokta boyalı alanda Jefferson’ın hücumları başta olmak üzere bire birde rakibe karşı duramazken, bu eksikliğimizi ise hatasız ve inanılmaz bir efor sarf ederek uyguladığımız yardım savunmalarıyla aşarak rakibin hücum direncini kırmayı başardık.

Sonuç olarak mutlak mağlubiyet beklediğimiz bir karşılaşmadan inanç ve azim sonucu parkede verdiğimiz insanüstü mücadele ile galibiyete uzanıp büyük ihtimal kümede kalmayı başardık.

Ve bu galibiyetin mimarı olan oyuncularımızın terk edilmişlik, yalnızlık ve onca ilgisizliğe rağmen ortaya koydukları bu “Onur Mücadelesi” sadece basketbol değil, tüm spor camiasının dikkatini çekip takdirle karşılanırken, silinmemek üzere de basketbol tarihimizin onurlu sayfalarına kazındı.

 AYAKTA ALKIŞLAMAK GEREK

İlk geldiği günden beri koçluğunu tartışanlar oldu. Hatta yetersiz bulanlar da.

Gelmesi ile birlikte kendini maddi problemlerin ortasında buldu.

Takım bir çok kez idmana çıkmadı, idman yapamadan maça çıkarmak zorunda kaldığı haftalar oldu.

Sabretti, düzelir diye bekledi ama daha da kötüsü ile karşılaşıp yabancıları elinden uçup gitti.

Yani bir koçun başına gelebilecek en kötü senaryoların tamamı başına geldi.

Ama yılmadı. Pes etmedi. İnancını hiç kaybetmeden iki yabancılı takımını diri tutmayı başararak parkede mücadele etmelerini sağladı.

Takımı parkede mücadele ederken, kendisi de kenarda takımıyla birlikte mücadele etti.

2001 doğumlu Yiğit Özkan’ı parkenin ortasına kadar giderek bağrına basması bile takıma verdiği enerji ve motivasyonun bir parçası sadece.

Ozan Bulkaz en önemli parçaları olmayan takımını diri tutarak bu son süreçte verilen onur mücadelesinin baş mimarı oldu.

Kendisini kutlamak gerek, hatta kutlamak yetmez; ayakta alkışlamak gerek.

 YABANCILARIN YERLİSİ

Yabancı oyuncularımızın takımdan ayrılması ile başlayan kaos ortamı ve devamında yaşanan kümeye gitme travması, Osiris ve Sarunas’ın geri dönmesi ile bir nebze de olsa umuda dönüştü.

Bu iki yabancı oyuncumuzun geri dönmesi, üstelik diğer yabancıların baskısına rağmen geri dönmeleri sporcu ahlakları adına inanılmaz bir duruş oldu.

Yaşanan onca maddi olumsuzluklara ve takımdan ayrılmalarının ardından ev ve araçlarına dahi el konulmalarına rağmen geri dönerek bu ahlaklı duruşu gösterdiler.

Üstelik bu geri dönüşü kendi istatistiklerini geliştirmek için değil, sadece takımın bu kaostan çıkabilmesi için yaptılar ve bu mücadelelerini de aldıkları bu önemli galibiyetle taçlandırdılar.

Evet belki isimleri yabancı ama artık onlar bizim evlatlarımız ve onları gelecek sezonlarda da sahiplenmek hepimizin görevi.

 BASKETBOLU KURTARDILAR

Sürekli yabancıların gölgesinde kalıp istedikleri süreleri alamadılar.

Ödemeleri her zaman yabancılardan sonraya kaldı, seslerini çıkarmadılar/çıkaramadılar.

Yabancılar boykot yaparken, bunlar sessiz kaldılar.

Yabancılar takımdan ayrılırken, bunlar takımı sırtlayıp Trabzonspor markası ve bu şehir için onur mücadelesi verdiler. Üstelik yılmadan ve her maç aynı inanç ve aynı azimle.

Ve sonunda mucize bir galibiyete imza atarak bu takımın büyük ihtimal ligde kalmasını sağladılar.

Bu çocuklar parkede akıttıkları ter ile bu şehre ikinci kez küme düşmeyi yaşatmayıp bir anlamda şehrin onurunu kurtardılar ama belki de farkında olmadan aslında çok daha büyük bir iş başlardılar.

Çünkü takım küme düşmüş olsa kulüp kapanacakken, verdikleri bu onur mücadele ile bir anlamda Trabzon’da basketbolu kurtardılar.

Kulüpler mi yapar, camia mı yapar, vicdanı sızlayanlar mı yapar bilemem ama şimdi yapılacak olan bu çocukların alın terleri kurumadan emeklerinin karşılığının verilmesidir.

 BİR GELDİLER PİR GELDİLER

Mucizevi Yeşilgiresun galibiyetinin en büyük mimarı elbette ki parkede mücadele eden oyuncularımız ve teknik heyetimizdir ama öyle bir etken daha var ki, galibiyetin diğer yarısı da onlara ait.

Evet, maçın ilk periyotunun sonlarına doğru salona gelip takımı ateşleyen, üstelik aynı saatte futbol maçı olmasına rağmen salona gelen Trabzonlu Gençler taraftar gurubundan söz ediyorum.

İlk periyot Yeşilgiresun öne geçip farkı açmaya başladığı sırada salona gelen bu gurup takımı ateşlemekle kalmadı, verdikleri inanılmaz güzel destekle de takımı sürekli diri tutarak maçtan kopmasını engelleyip mutlu sona ulaşmasını sağladılar.

Emin olun bu galibiyetteki en büyük pay bu gençlerin. Kısaca bir geldiler pir geldiler.

 TARAFTAR KÖŞESİ 

@yavuzangun Sadece 2 yabancıyla 100 sayı attık bu hafta tarih bunu da yazsın !!

@PederMoro Bu maç kulüp adına bir kırılmaydı bence. Bıçak sırtı aşağıya düşüp yok olabilirdi. Kazandık ve ligde kaldık  :)

@cambaz_ts Tüm şehir yönetim kaybetti ama onlar şeref onur mücadelesini kazandı deyip takımın fotosunu koyardım abi... Sonra olmayan sponsorlara iş bilmez yönetime destek vermeyen şehire ağır bir yazı yazardım... Yaşanılanları unutursak seneye de aynısı olacak... Artık dert günü kurtarmak olmamalı.

@themistoklsk Son iki sezondur büyük bir girdabın içindeyiz. Bu süreçte maalesef ki bütün camianın etkisi var. Ancak şu da bir gerçek ki biz hala başımız dik ve ayaklarımızın üzerinde isek bunu Trabzonspor ismine ve bu arma için mücadele edenlere borçluyuz. Hepsine sonsuz teşekkürler.

@farukdraxler Ellerine yüreklerine sağlık onlarla gurur duyuyoruz yaşattıkları mutluluğun tarifi yok hepsini çok seviyoruz biz onlara onlar da kendilerine inandılar zafer de inananların oldu.

@sarunas012 İmparator Ozan Bulkaz’ın askerleri muhteşem bir mücadele ile Giresun’u 100 sayı atarak mağlup etti. Ve Tarih yazdı.

@ealtuntas61 İnanç, mücadele, zafer… Yalnız değilsin yürekli adam Abiş Başkan.

@61VolkanVarolTS Bizlere rağmen kazandılar. Kalabalık içindeki yalnızlık da onları yıldırmadı.

@hknkrds Tek tek isim vermek uygun olmayabilir. Bu yürekli insanlar varken mutlaka yabancı transferine ya da yabancı oynatmakta gerek ne kadar var?

@omorfobasiga_61 Son ana kadar heyecan içinde olduğum bir maç oldu. Çok değil,  bundan bir üç sene kadar önce takımımızla yaşadığımız heyecan dolu maçlar ve  galibiyet sevinçlerimiz geldi aklıma. Öyle ki bu duyguyu hissetmeyi ne kadar özlediğimi fark ettim J

@JackSibarro Bir anda gelişen olaylar sonrası takım karmakarışık bir hal aldı. En önemlisi bu yaşananlar bize takım kurma konusunda fazla yabancıya güvenmemek gerektiğini de gösterdi. Basta Ozan hoca olmak üzere emeği geçenlere yerli oyuncularımıza ve geri dönen iki yabancımıza Trabzonspor basket takımını ayakta tuttukları için teşekkür ediyorum.

@oktaybalta Futbol da hocalarımıza yaptıklarımızı Ozan Bulkaz’a yapmayalım. Sabırla sonu ne olursa olsun arkasında duralım teknik taktik bilgisi sorgulanır tartışılır fakat Ozan Bulkaz şunu çok iyi biliyor; TRABZONSPOR’u çalıştırdığını. Geç bulduk kolay kaybetmeyelim.

 KÜÇÜKLERİN SEVİNCİ

Trabzonspor’un Yeşilgiresun Belediye’yi mağlup ettiği maçın sonunda gözüm ve kulağımla şahit olduğum altyapı oyuncularımızın sevincini görmenizi isterdim.

Çoğunu yakından tanıdığım çocuklarımızın bu sevincini görünce cevabını bildiğim soruyu sorarak “Neden bu kadar sevindiniz?” sorusunu yönelttim.

Çocuklar da “Takımımız yenilseydi büyük ihtimal küme düşecektik, küme düşünce de basketbolumuzu kapatacaklardı. Bu galibiyet kulübümüzü ve basketbolumuzu kurtardı” cevabını verdiler.

Bu çocuklar, haftalardır kamuoyuna vermeye çalıştığımız mesajı kısa ve öz dışa vurdular.

 TRABZONSPOR SEVGİSİ DEĞİL, POPÜLİZM!

Maddi kriz yaşayan ve bu kriz sonucu yabancıları bile takımdan ayrılarak haftalardır problem yaşayan Trabzonspor Basketbol Kulübü maddi kampanya ile camiaya el açtı.

Hemen akabinde de Trabzonspor Futbol Kulübü benzer bir yardım kampanyası başlattı.

Camianın önde gelenleri Basketbol Kulübünün “imdat” çağrısına kulaklarını tıkarken, futbol tarafına ise şaşalı haber ve paylaşımlarla destek olmaya başladılar.

Futbol tarafı elbette ki tüm branşların lokomotifidir ve öncelik o tarafa olacaktır anlarız ancak onur mücadelesi veren basketbol tarafının görmezden gelinmesini ise anlamak mümkün değil.

Kimse kusura bakmasın ama hasıl olan Trabzonspor sevgisi değil; popülizmin ta kendisiymiş. 




Paylaş | | Yorum Yaz
884 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BU CAMİA SENİ TAŞIMAZ! - 16/05/2018
Basketbol için çırpınan, fikir üreten, yöneten, çalışan, emek veren, tribünde destekleyen, eleştiren veya sahiplenen, kısaca kendisini Trabzon’da basketbolun bir parçası olarak gören kim varsa arka planda hor görüp aşağılarken,
MUTLU SON’A(!) BİR ADIM DAHA! - 24/04/2018
Ligin 26. Haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece’ye karşı geri dönen iki yabancımızla çıktığımız maçta beklediğimiz gibi mağlup olarak küme düşme hattına bir adım daha yaklaştık.
BU AYIP HEPİNİZİN - 17/04/2018
Basketbolda “Geliyorum” diyen ve sürekli uyardığım kriz sonunda patlayarak Trabzonspor markasını yerle bir etti.
ATEŞTEN GÖMLEK - 10/04/2018
Öncelikle kimsenin yanaşma cesareti gösteremediği çok zor bir dönemde ateşten gömleği giyerek Trabzonspor’a sahip çıkma cesaretini gösteren Ahmet Ağaoğlu ve ekibini kutluyorum.
GOLFU SEVEN - 03/04/2018
Kolay iş değil. Olabilecek çoğu insan uzak dururken, Ahmet Ağaoğlu ise çok zor bir dönemde Trabzonspor başkanlığına adaylığını açıklama cesaretini gösterdi.
YANLIŞTAN DÖN BE USTA? - 27/03/2018
Yazmayacağım diyorum ama yazmadan da olmuyor çünkü canım yanıyor.
AİDİYET DUYGUSU KAYBOLUNCA - 20/03/2018
Ligin 21. Haftasında eski koçumuz Nenad Markovic’in çalıştırdığı Gaziantep Basketbolu 91-86 mağlup eden Trabzonspor çok kritik bir galibiyet aldı.
SAYIN USTA, ÖNCE BASKETBOL - 14/03/2018
Sayın Muharrem Usta Akhisar maçı sonrası yaptığı açıklamada Usta’ca bir hesaplamayla “Trabzonspor’u aldığım borçla bırakmayı taahhüt ediyorum” diyerek adaylık sinyali vermiş.
BULKAZ RÜZGARI - 06/03/2018
Takımın ciddi problemlerle kırılma yaşadığı çok zor bir dönemde geldiğini belirterek kendisine sahip çıkılmasını istemiş ve “Sabır” demiştim.
 Devamı