• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

Test Maçında Sınıfta Kaldık

alkan@trabzonbasket.com

Test Maçında Sınıfta Kaldık ! 06 Aralık 2009 23:59:08

Cuma günkü köşe yazımızın ismini “Test Maçı” koyarak ; “Hacettepe gibi ciddi bir rakiple oynayacağımız bu maç, bizim bu güne kadar oynadığımız maçların nasıl sıradan takımlarla oynadığımızı da belgeliyecektir”  diyerek, “testi kırılmadan uyarılarımızı da yapalım” demiştik.

Bunu söylerken de, BBL hedefi ile yola çıkarak ciddi yatırımlar yapan Trabzonspor Basketbol Takımının, bugüne kadar evinde oynadığı tüm maçlarını, son periyotun son dakikalarında seyircinin baskısıyla kopardığını da belirtmiştik.

Evimizde oynadığımız özellikle Selçuk Üniversitesi ve Final takımları, seyircinin müthiş baskısıyla oyuna müdahale etmesine kadar maçı taşımışlar.Ama seyircinin baskısına dayanamayıp devamını getirememişlerdi.

Aslında bu son maçlar bizim için bir uyarı niteliğindeydi.Hacettepe maçı ise bizim bir rüyadan uyanmamıza sebep olmuş, bizimde “bu takım namağlup BBL’ye çıkacak” tezimizi 8. maç sonunda bitirmiştir.

Gerek basın tarafından olsun, gerek açıklamalar da olsun, çok aşırı bir şişirme vardı.Bir mağlubiyet gerekiyordu ki takımın üzerinde ki baskı hafiflesin.Ama bu mağlubiyet Sadri ŞENER’in geldiği maç olmamalıydı.Sadri başkanın geldiği 3 maçı da kaybederek, salonlarda ki kolbastı ve taraftarın muhteşem coşkusunu başkana yaşatıp, o güzelim basketbol hazzını Sadri başkanın yüreğine işletemedik.

Maçtan bir gün önce antremanlarını izlediğim Hacette takımının ne kadar ciddi ve tehlikeli bir rakip olduğunu da gözleme şansımız oldu.Antremanda ki oyun setlerine baktığımızda, pota altımıza pek inmeyip sürekli dış atışlara yönelerek, bize karşı alan savunması yapacaklarını söyledik.Bir tek yanıldığım nokta ise, güçlü olduğumuzu bildikleri pota altımıza inme gibi bir niyetleri fazla yokken, maç içerisinde pota altımıza Karadeniz sahil yolu gibi rahatça inerek o kadar kolay sayılar buldular ki, kendileri bile şaşırmışlardır.

Hacettepe maçının geneline baktığımız zaman bir türlü istediğimiz oyun setlerimizi oynayamadık.O kadar dağınık ve panik bir takım vardı ki sahada, kendi takımımızı tanımakta zorluk çektik.Rakip alanda bir türlü istediğimiz topları çevirip boş adam yaratamadık.Haliyle iyi diye bildiğimiz şutörlerimiz sürekli zorlama atışlar yapmak zorunda kaldılar.Bunun sebebi bizim kötü olmamızdan ziyade, Hacettepe takımının müthiş savunma anlayışından idi.Hakan Yapar gibi pota altında etkili bir ismin bile 4 sayıda kalması, Hacettepe’nin ne kadar iyi savunma yaptığını bize gösteriyor.

Hucüm setlerini o kadar güzel uyguladılar ki, her top çevirmelerinde bir boş adamı bulup ceza atışlarıyla faturayı kesip kesip döndüler.Farkın bir ara 4 sayıya inmesi ve seyircinin de devreye girmesiyle, “Selçuk ve final maçlarının tekrarımı yaşanıyor” heyecanına kapılsak da, rakibin oyun disiplininden kopmayarak bildiği hücum setlerine devam etmesi sonucu, biri zorlama olmak üzere bulduğu  2 kritik üçlük ipimizi çekti.

Maçın istatistiklerini incelediğimizde ise ; iki takımın da aşağı yukarı aynı eşitlikte olduğunu fakat 3 sayılık atışlarda bizim 7/29 luk atış oranıyla % 24  gibi çok düşük  yüzdemize karşılık, Hacettepe’nin 3 sayılık atışlarda % 52 gibi yüksek bir oran yakaladığını görüyoruz.Bunun sebebi de, yukarıda belirttiğimiz gibi Hacettepe takımının yaptığı müthiş savunmayla bizi zorlama atışlara yöneltmesindendir.

Biz ise, Hacettepe’nin bize yaptığı savunmayı maalesef yapamadık.En güçlüyüz diyebildiğimiz pota altımıza çok kolay inip rahat sayılar buldular.Alan savunması denedik uzun süre, başaramadık.Son periyotlarda adam adama savunmaya geçince biraz toparlanır gibi olduk.Ama ipin ucu kaçmış, takım panik havasına girmişti bir kere.

Hacettepe takımının 5 oyuncusu Trabzon gibi bir deplasmanda olmasına rağmen çift haneli sayılara ulaşmışlar ki bu bizim için ciddi bir handikap.İlker’in yetersiz kalması ve Coach’ın zaman zaman Fırat ve Caner’i bir numara pozisyonunda oynatması da kötü gidişatı durduramadı.

Bu bir süreçtir.BBL hedefine doğru yola çıktığımız maratonun sadece bir basamağıydı Hacettepe maçı.Kaybettik.Ama Hacettepe ile oynayacağımız lig ve final four olmak üzere 3 maç daha var.Kaldı ki finallere kadar oynanacak olan lig maratonu önemli olsa da bana göre formalite gibidir.Asıl önemli olan Final Four maçlarıdır ki, BBL hedefi olan takımların kaderleri burada çizilir.BBL hedefine kilitlenen takımların yeni transferlerle takımlarını güçlendireceklerini biliyoruz.Kadrosuna takviye yapacak olan bu takımların içerisinde, Ormanspor’da bize karşı oynayıp Hacettepe formasıyla da bize 14 sayı atan Özgür ADIGÜZEL’i daha yeni kadrolarına katan Hacettepe bile var.

Bu tarz mağlubiyetler sonrası teknik heyeti ve oyuncuları eleştirmek en basit olanıdır. Biz ise tam tersini yaparak eleştirilerimizi başka bir zaman dilimine bırakıp, şimdi sahip çıkacağız.Çünkü bu takım bizim takımımız.Bizi BBL’ye taşıyacak olan teknik kadro da, oyuncular da bunlar.

Onun içindir ki, Yönetimiyle, oyuncularıyla, teknik heyetiyle, basını, camiası ve taraftarıyla bu sürecin çok iyi analiz edilip paylaşılması gerekir.Bu yolda el ele verilerek BBL hedefine ulaşmak lazım.Kırmadan, dökmeden.Çünkü bu şubenin yaşamasının, destekten başka bir alternatifi yok.Takviye gerekiyorsa yapılmalıdır.Çünkü rakipleriniz güçlüyse, sizin daha güçlü olmanız lazım.Takviyeye gerek yok deyip tasarrufa yönelirsek, yapılan bunca yatırım bir anda heba olup gidebilir.
 
Görünen o ki, bizim bir numara ve özellikle skorer guard konusunda ciddi sıkıntımız var.Volkan tecrübesiz, İlker çok iyi niyetli ama yetersiz.Caner, Fırat ve Erdal 1 numara pozisyonunda oynıyabilecek oyuncular gibi gözükse de, skorer guard dediğimiz Berent Kavaklıoğlu gibi bir oyuncumuz maalesef yok.

Elimizde Umut Tınay gibi bir oyuncu var.Gerçi sakatlığı geçse de geçmişten kaynaklanan ciddi sıkıntıları olan bir oyuncu olduğunu biliyoruz.Eski defterleri bir kenara itip, Umut Tınay’ın hoca tarafından derhal devreye sokulması lazım.Alaeddin hocanın bu hafta Düzce maçından itibaren Umut’a ısrarla süre verip finallere kadar üzerindeki psikolojik sakatlanma etkisini attırması, Umut Tınay’ın da ; istanbulda ki Beykoz maçında oynayan Umut Tınay gibi geri dönmesi lazım.Ancak aldığı parayı bu şekilde hak ederek kendini affettirebilir.

Bir önemli nokta da, Caner Öner ve Eddy Fobbs’un bir an önce kendilerine gelerek takıma katkı yapmaya başlamaları gerekir.Eddy’nin ne problemi var bilemiyorum.Ama eğer burada mutsuz ise ve düzelmeyip takıma katkısı olmayacaksa, yer işgal etmesinin anlamı yok.Caner konusunda ise daha önce yazdığım gibi, Alaeddin hocanın bu çocuğu kazanmak üzere sürekli süre vermesinden yanayım.Caner, hata yapsa da, aldığı süreleri olumsuz kullansa da en azından finallere kadar ısrarcı olunmasında fayda var.Çünkü kendini bulmuş bir Caner Öner’in, hem TB2L’de, hem de BBL’de bu takıma oldukça fazla katkısı olacaktır.

İsmail ALKAN


Yazarın Diğer Yazıları


Yorumlar - Yorum Yaz