• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

Oğuz Zeytin
oguz.zeytin@gmail.com
HUZUR TRABZON’A UĞRAR MI?
22/02/2011

  

Oğuz Zeytin - CV ( Yazarın Önceki Yazıları ) zeytin@trabzonbasket.com


 

HUZUR TRABZON’A UĞRAR MI?

Trabzon’u ilk kez görenlerle konuştuğunuzda yemyeşil, havadar doğası ve masmavi denizinin insana “huzur” aşıladığını duyarsınız. Fakat yine havasından mıdır, suyundan mıdır bilinmez söz konusu Trabzonspor olunca arayın ki bulasınız “huzur”u! Doğanın suçu yok aslında, tüm kabahat biz beşerlerin.

Yaptığımız hatalara doymayız. Ders almak gururumuza dokunur ama akıl vermekten imtina etmeyiz. Aynaya bakmak zordur. Baksak bile saçımızı, kravatımızı düzeltiriz; peki yorgun, pişman, üzgün gözlerimizi görüyor muyuz?

Trabzon’u, dağlarla deniz arasına sıkışmış, kendi halinde bir kıyı şehri sanan aldanır. Onu coğrafyaya hapseden, bünyesinden çıkardığı kendi insanlarıdır. “Trabzon eşittir Trabzonspor”! Lamı cimi yok; siyaseti de böyledir, kültürü de, her türlü sosyalliği de… İşte, sadece kimliğinde değil zihnin bir köşesinde, kalbinin bir yerinde Trabzon(spor) olan milyonların dualarında bir Bordo bir Mavi vardır. Dilekleri başarıdır! Bu başarılarla yüzlerinde bir anlık tebessüm… Hayata isyansa bu, rengi Bordo Mavi… Aşkını haykırmaksa, Bordo Mavi… Geçim derdiyse, çare Bordo Mavi… Kısacası nefes alıp vermek Bordo ve Mavi…

Futboldan alışığız kaosa. Tabir-i caizse düşmanımız etmiyor kendimize ettiğimizi. Senelerdir kıyısından dönülen zaferlerin sonunda insanlar gelir gider, değişen koca bir hiçtir. Aynı hatalar tekrarlanır. Bir galibiyetle şampiyon olunmuş gibi sevinilir, sonra durup dururken yüzler asılır, hayata küsülür. Sebep ise camiada eksik olamayan “huzursuzluk”.

Şimdi basketbola sirayet ediyor bu alışkanlığımız. Eee, kolay değil kurtulmak. Sonuçta, farklıyız, Trabzonluyuz(!). Rahat bize yakışmaz! Zoru severiz! Geçiniz efendim, şuna “başaramıyoruz, beceremiyoruz” desenize.

Bakınız, Trabzonspor Basketbol takımı birinci ligde ilk senesini yaşıyor. Daha lig başlamadan sorunlar patlıyordu tek tek. “Acemiyiz, geçiş yılıdır, düzelir” dedik. Dedik demesine de, nereden bilelim vurdumduymazlığın bu kadar yoğun yaşanabileceğini!? Daha geçen hafta, bu köşede aynen şunları yazmıştım: “…Öyleyse, eldeki malzemeden en fazlasını alabilecek ortam yaratılmalıdır. Oyuncuların kendilerini mutlu hissedecekleri maddi-manevi koşullar oluşturulursa, kupadakinden daha fazla ses getirecek başarılar elde edilmesi çok da imkansız değildir. Şimdi Trabzon şehri, Trabzonspor camiası basketbol takımına desteklerini artırmalıdır. Bizler bu takımı ayakta tutabildiğimiz ölçüde, onlar taraftarlarına yeni mutluluklar yaşatacaklardır…”

Destek mi? Huzur mu? Bırakın Allah aşkına! Bir de şu habere bakın: “Basketbolcularımız, üç aydır maaş alamadıkları gerekçesiyle Çarşamba akşamı 16.00-18.00 saatleri arasında yapılması gereken antrenmana çıkmamışlar. Dün akşamki (Perşembe) antrenmana da çıkmama eğiliminde olan basketbolcuların bu eylemini Doğan Hakyemez yaptığı toplantıyla ödemelerin yapılacağını sözünü vererek halletmiş ve  basketbolcularımız akşam antrenmanına gecikmeli de olsa çıkmışlardı.”

Bir de sene başına götürelim sizleri. Mart ayında sponsor şirket Medical Park ile yapılan anlaşma sonrası kamuoyuna yapılan açıklamalar aynen şöyleydi.

Sadri Şener: “Basketbolda birinci lige çıktıktan sonra para konusunda oldukça zorlanılacak günler olacak. Medical Park bu açıdan çok önemli bizim için. Basketbolda birinci ligde de iddialı olmak zorundayız. Rakiplerimiz İstanbul’un büyükleri olacak. Trabzon halkı basketbola çok alıştı”.

Saner Ayar: “Basketbol kulüpleri birinci ligde mücadelesini sürdürebilmesi için çok ciddi desteklere ihtiyaç duyuyor. Medical Park’ın verdiği destek çok önemli.”

Doğan Hakyemez: “ Trabzonspor’un sağlam bir maddi yapıya kavuşmadan başarılı olmasının imkansız olduğunu bildiklerini ve şimdi takımı maddi olarak güçlendirecek ana sponsoru bulduklarını söyledi.”

Yine Doğan Hakymemez’in haziran ayındaki açıklamalarına baktığımızda ise şunları görüyoruz: “Önümüzdeki sezon 2,5 milyon Dolarlık bir bütçe ile lige ısınmayı hedefliyoruz. Lige ısınmak demek; ilk altının dışında bir takım kurmak demek değil. Benim hedefim 2,5 milyon Dolar ile ilk altıya oynayacak bir takım kurmaktı. Ama Trabzon halkının başarı istemesi, yenilgilerde çok üzülmesi dolayısıyla başkan ve yönetim kurulu ile sponsorumuzun isteği üzerine bütçemiz 4,5 milyon dolara çıkartıldı. Bu bütçe doğrultusunda da çok iyi bir kadro kuruldu. Bu kadro ilk 6 içine girer, daha da üst sıralara da çıkabilir." 

Planlama ne kadar doğruydu? Maddi kaynaklar kurudu mu, ya da hesapta olmayan harcamalar mı sarstı bütçeyi? Üç aylık maaş alamayan oyuncuları anlamak güç değil, sonuçta profesyonel insanlar. Kimse bu sıkıntıya katlanmak zorunda değil. Evet, geçen hafta Türkiye Kupası’nda finalin ucundan dönen kadro, bu kadro! Ne yazık ki, bu çabaları ödüllendirilmeyen de onlar… Tüm bu şartlara rağmen cumartesi günü, Oyak Renault’yu rahat bir şekilde yenen oyuncular da onlar!

Ey Trabzonlular, Trabzonsporlular!

Camianın önde gelenleri!

Trabzon’u, Trabzon’da sporun gelişmesini isteyen, düşleyen herkes!

Bu takımı sahipsiz bırakmayalım. Biraz destekle yaratılacak huzurlu ortam sayesinde Trabzonspor Basketbol takımı yüzümüzü güldürmeye devam edecektir. Aksi takdirde, birinci lig maceramız erken noktalanacaktır. Geriye kalan, bir tatlı “huzur” mu olur? Yoksa Trabzonspor’un tarihine işlenmiş koca bir başarısızlık mı?

Saygılarımla



1927 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TRABZON’DAN BİR KUPA GEÇTİ - 28/04/2015
Trabzon’dan bir kupa ve sayısız anı geçti üç günde. En sonda söyleyeceklerimle başlayayım: Teşekkürler Trabzonspor!
KARNE ZAMANI - 12/01/2015
Trabzonspor MP için karne zamanı geldi. Karnemizin şablonu biraz farklı olacak, detaya girmeden mini SWOT şeklinde analiz etmeyi uygun gördüm. Sözü uzatmadan başlayalım:
VEDA - 25/12/2011
Sevgili basketbolseverler, Dünkü Pınar KSK maçı ile ilgili yorumlarımı yazmam gerekirdi bu satırlarda. Ancak bizler basketbol konuşmaktan çok kişileri tartıştığımız için maçtan bahsetmeyeceğim.
CUMARTESİ YAZ – PAZAR KIŞ - 19/12/2011
2010 Haziran’ından bu yana Trabzonspor Basketbol Takımı ile ilgili izlenim ve düşüncelerimi siz değerli okuyucularımla paylaştım.
SİNAN ERDEM GÜNLÜĞÜ - 10/12/2011
TBF haftanın tüm karşılaşmalarını tek güne sıkıştırınca, bize de yayın piyangosundan saat 13:00 maçı çıktı. Ataköy’deki Sinan Erdem Spor Salonu’nda o saatteki maça yetişmek için şehrin diğer ucundan sabahın erken vaktinde yola koyuldum.
SON HUCÜM TARTIŞMASI - 08/12/2011
Trabzonspor Basketbol Takımı’nın Hacettepe Üniversitesi karşısında aldığı mağlubiyet sonrası en çok konuşulan/tartışılan başlık “son hücum”du.
DİRENİŞ VE HÜZÜN - 04/12/2011
Üç haftadan beri, Edirne’deki galibiyetten sonra Hacettepe Üniversitesi maçına odaklanmıştım. Banvit ve Galatasaray gibi zorlu dönemecin ardından yeni yabancıların takıma daha fazla uyum sağlayacağını düşünmüştüm.
ABDİ İPEKÇİ’DEN… - 28/11/2011
Bir yanda anlamsız deplasman yasakları… Diğer yanda Trabzonspor’umuzu izleme ve sessiz de olsa destekleme arzusu…
HACETTEPE’YE HAZIRLIK - 22/11/2011
Banvit… Ülkemizde 2000’li yılların en önemli basketbol organizasyonlardan biri, belki de en iyisi. Altyapılardaki doğru planlamaları, şirket-takım rol paylaşımındaki isabet “Banvit modeli”nden bahsedilmesini sağlıyor.
 Devamı