• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

İsmail Alkan
Yenildiler ama yüreklerini ortaya koydular!
28/02/2011

  

alkan@trabzonbasket.com  ( Yazarın Önceki Yazıları )

Bu yazı; TrabzonBasket.Com ve Karadeniz Gazetesi'nde aynı anda yayınlanmaktadır


  
Yenildiler ama yüreklerini ortaya koydular!

Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’la başa baş yarı final karşılaşması çıkaran, evinde Oyak Reno’yu rahat bir oyunla (son periyot hariç) geçen ve hafta içi yaşanan çeşitli sıkıntılar nedeniyle antrenmanlarda bile aksaklık yaşayan Trabzonspor’un bu sıkıntısına, oyun kurucu pozisyonundaki en önemli 2 silahı olan Rasic ve Miloseviç’in sakatlıkları eklenince, Galatasaray karşısında açıkçası pek fazla şansı da yok gibi gözüküyordu.

Parkeye 12 kişi dahi çıkaramayan Trabzonspor’un rotasyonda yaşadığı bu sıkıntıyı aşmasının yolu; alan savunması, hucum sürelerini verimli kullanıp içeride Ali Karadeniz’i beslemek, Ersin ve Obasohan gibi şutörlerimize boş alan yaratarak gelecek olan dış atışlar ve kısalarımızdan gelebilecek olan ekstra katkılardı.

Oyun kurucularımız, yetersizlikleri ve önde yedikleri baskı karşısında şutörlerimize boş alanları yaratamayınca, %21 isabet oranıyla kullandığımız 14 dış atışın çoğu zorlama olurken, bir diğer seçenek olan Ali’yi iyi beslemek kaldı ki, Ali’nin 33 sayı 9 ribaunt istatistiğini yakalaması ise bu kanalın iyi kullanıldığını gösteriyor.

Obasohan’ın 21 sayı, 5 ribaunt ve 3 asistine diğer kısalarımız ekstra katkı yapamayınca haliyle işimiz oldukça zorlaştı.

İlk periyot’a baktığımız zaman, oyun kurucu pozisyonunu maçın başında İlker’e emanet eden koç, İlker’in, Galatasaray’ın önde basıp ikili sıkıştırmaları sonucu oyunu kurup pas trafiğini yönlendirmekte zorlanınca bu bölgedeki sıkıntıyı Snow değişikliğiyle gidermeye çalışsa da ilaç olmadı ve fark Trabzonspor aleyhine açılıp 1. periyot 29-17 bitti.

2 ve 3. periyot Hadi’nin de katkılarıyla alan savunmasını çok iyi uygulayan Trabzonspor, rakibini dış atışlara zorlayıp içeride de Ali Karadeniz’i iyi besleyince inanılmaz bir geri dönüş yaptı ve yakaladığı 15-1’lik seriyle hızla farkı erittiği gibi, maça da denge getirdi.

Oyun kurucusuz ve dar rotasyonuna karşı karşılaşmayı son dakikalara kadar başa baş götüren, hatta öne bile geçen Trabzonspor’un, tıpkı Türkiye Kupası’ndaki Beşiktaş karşılaşmasında olduğu gibi son 2 dakikalık finali oynayamaması çok üzücü.

Üstelik, 67.7 sayı ortalamasıyla Lig’in en az sayı yiyen takımın potasına kendi evinde 80 sayı bırakıp bu karşılaşmayı kazanamamak daha da üzücü.

Oldukça başarılı olduğumuz alan savunmasından, son iki dakikada adam adama savunmaya geçilmesi elbette ki rakip koçun finalde alan savunmamıza karşı önlemini boşa çıkarmak için yapılan şaşırtıcı bir hamle gibiydi. Ancak, dar rotasyonla oynayan ve oldukça yorulan oyuncularımızın bu savunma düzeninde başarılı olmaları oldukça zordu.

Tecrübesizlikle yorgunluğun birleşmesi sonucu ortaya çıkan acele ve yanlış şut tercihleri, yaşanan acemice top kayıpları neticesinde gelen fast break’tan yediğimiz basket fauller ve elimizden uçup giden final ve galibiyetler.

Galatasaray maçının final tablosu, aslında Beşiktaş maçının da bir kopyası gibi duruyor.

Oyun kurucu pozisyonunun önemini; rakibin asistlerdeki 20-12 gibi üstünlüğünden anladığımız gibi, Snow’un finalde ve maç boyunca yaptığı inanılmaz hatalarına karşı, Tutku Açık’ın tıpkı Trabzon’daki ilk karşılaşmanın son saniyelerinde attığı kritik üçlük gibi bu karşılaşmanın da finalinde sazı eline alıp maçı koparmasından anlıyoruz.

Bağlamak gerekirse; benzer sıkıntılı süreçleri yaşadığımız sezon başı dönemlerde aldığımız farklı mağlubiyetlerden, bugün aynı sıkıntıları yaşamamıza rağmen son saniyelere kadar asla umudumuzu kaybetmediğimiz karşılaşmalara gelmişiz.

Ve rakiplerimiz sıradan rakipler de değil. Benim ısrarla yaptığım “benim rakiplerim sıradan takımlar değil, Efes, Fener, Gs, Bjk olmalı” yorumlarıma karşı kamuoyundan gelen “bizim rakiplerimiz şimdilik büyükler olmamalı” yorumlarına rağmen, benim tezim doğrultusunda mücadele eden Trabzonspor’umun basketbol takımının onurlu oyuncularını ve teknik ekibini yürekten kutluyor ve alkışlıyorum.

Bu takım, maddi ve manevi birçok sıkıntılar yaşamasına rağmen kendi içindeki sıkıntısını dışarı yansıtıp asla mücadelesinden ödün vermedi.

Kısaca, yenildiler ama tertemiz yüreklerini ortaya koydular.



2180 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BASKETBOL POKER MASASI! - 26/07/2018
Son yaşananlar adeta poker masasını andırıyor diyerek başlayalım…
BU CAMİA SENİ TAŞIMAZ! - 16/05/2018
Basketbol için çırpınan, fikir üreten, yöneten, çalışan, emek veren, tribünde destekleyen, eleştiren veya sahiplenen, kısaca kendisini Trabzon’da basketbolun bir parçası olarak gören kim varsa arka planda hor görüp aşağılarken,
ONUR MÜCADELESİ - 08/05/2018
Şöyle maç öncesine baktığımız zaman karşılaşmanın favorisi hiç kuşku yok ki Yeşilgiresun Belediyespor’du.
MUTLU SON’A(!) BİR ADIM DAHA! - 24/04/2018
Ligin 26. Haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece’ye karşı geri dönen iki yabancımızla çıktığımız maçta beklediğimiz gibi mağlup olarak küme düşme hattına bir adım daha yaklaştık.
BU AYIP HEPİNİZİN - 17/04/2018
Basketbolda “Geliyorum” diyen ve sürekli uyardığım kriz sonunda patlayarak Trabzonspor markasını yerle bir etti.
ATEŞTEN GÖMLEK - 10/04/2018
Öncelikle kimsenin yanaşma cesareti gösteremediği çok zor bir dönemde ateşten gömleği giyerek Trabzonspor’a sahip çıkma cesaretini gösteren Ahmet Ağaoğlu ve ekibini kutluyorum.
GOLFU SEVEN - 03/04/2018
Kolay iş değil. Olabilecek çoğu insan uzak dururken, Ahmet Ağaoğlu ise çok zor bir dönemde Trabzonspor başkanlığına adaylığını açıklama cesaretini gösterdi.
YANLIŞTAN DÖN BE USTA? - 27/03/2018
Yazmayacağım diyorum ama yazmadan da olmuyor çünkü canım yanıyor.
AİDİYET DUYGUSU KAYBOLUNCA - 20/03/2018
Ligin 21. Haftasında eski koçumuz Nenad Markovic’in çalıştırdığı Gaziantep Basketbolu 91-86 mağlup eden Trabzonspor çok kritik bir galibiyet aldı.
 Devamı