• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

İsmail Alkan
BİR İLERİ İKİ GERİ...
05/02/2013

  

alkan5361@hotmail.com ( Yazarın Önceki Yazıları )

 twitter/ialkan



BİR İLERİ İKİ GERİ...

Küme düştüğümüz Beko Basketbol Ligi’ne TB2L şampiyonu olarak geri dönmek için çırpınırken, ligin 19. haftasını geride bıraktığımızda ise bırakın şampiyonluğu, play off sınırı olan 8. sıraya kadar gerilemiş durumdayız.

Basketbol yönetimi, takımı yeniden  BBL’ye çıkarabilmek adına her türlü hamleyi yapıyor.

Teknik kadronun işine karışılmadan istenilen tüm transferlerin yapılması, Küce’nin sistemin başına oturtulması ve devamında koç değişikliğine gidilerek Hasan Özmeriç’in getirilmesi…

“Takviyesiz Olmaz” diyen Hasan Özmeriç’in isteği doğrultusunda yapılan transferler…

Sonuç: Takım ikinci devreye 2 mağlubiyetle girerek play off sınırı olan 8. sıraya geriledi!

Başka bir deyişle, şampiyonluk parolasıyla girilen ligde, play off’un bile garanti olmadığı gerçeği ile karşı karşıyayız!

Demek ki ortada bunca hamle ve yatırıma rağmen doğru gitmeyen, doğru planlanamayan bir şeyler var.

Şimdi biraz gerilere, Basketbol Kulübüne yaklaşık 1 milyon 300 bin TL’ye mal olan Dodo’nun 19 Mayıs’a ilk balyozu vurduğu zamanlara gidelim.

Tadilat sonrası 19 Mayıs ana üs olurken, Hayri Gür ise büyük maçların oynanacağı salon olacaktı. Hatta Osman Arz, salonun daha kompakt olması açısından tribünlerin pota arkasına yapılmasını çok istiyordu, kabul görmedi ve Hayri Gür’e taşındık.

Geçtiğimiz sezon başına gidelim, Öngören ilk geldiğinde Osman Arz ve Engin Kanber Öngören’e “Bu zor dönemde maçlarımızı19 Mayıs’ta oynayalım.” tezini sundular ama o da kabul görmedi. İşler kötü gidince Pınar Karşıyaka maçını 19 Mayıs’a aldılar ama iş işten geçmiş, Öngören’in son maçı olmuş, tekrar Hayri Gür’e dönmüştük.

Ve şimdi tersine bir hamle geliyor. Bu hamle de: Türkiye’nin en modern salonlarından biri olan Hayri Gür terk edilerek, bundan sonraki tüm iç saha maçlarının 19 Mayıs Spor Salonu’nda oynanması!

Bu hamlenin ana felsefesi, Hayri Gür’e gelmeyen taraftarın 19 Mayıs’a gelerek rakibe kuracağı baskıyla maçları kazanmamız olarak açıklanabilir.

Taraftarı Hayri Gür’e çekmek ve genç nesile basketbolu sevdirebilmek için için paneller, okul ziyaretleri vs gibi hiç bir sosyal aktivite yapmayıp, takımın kötü olmasını Hayri Gür’e gelmeyen taraftara bağlarken, iyi olmasını da yine bu taraftardan bekliyoruz.

Mantıken baktığımızda doğru gibi duruyor. Bu hamle, normal sezon maçlarını bir kenara koyup, üstüne, BBL yolundaki en önemli rakiplerimizin tamamına evimizde yenildiğimizi de koyduğumuzda. BBL yolunda can alıp verilecek olan play off’lar için doğru olabilir.

Bu doğru, basketbolumuzun tabana yayılıp sevdirilmesi anlamında yıllardır yapılması gereken orta ve uzun vadeli planlamaları yapmayıp “Acaba bu taraftar Hayri Gür’e neden gelmiyor?” yanlışını görmeyenleri görmemizi de engellemez.

Ve bu hamle, yıllardır günü kurtarma adına yapılan ve çoğu tutmadığı gibi bizi bir ileri iki geri götüren kısa vadeli planlamalardan sadece bir tanesi.

Ve yine bu hamle, bir kültür sporu diye adlandırdığımız ve en modern salonlarda oynanması gereken basketbolun kemikleşmiş taraftarına, özellikle de günden güne artan bayan taraftarına haksızlıktır. Ve bu hamle, onlar gibi bizim de içimizi acıtacaktır.

Ama ortada da kabak gibi duran bir gerçeklik var ki, o da: Ülkenin en modern salonlarından biri olan Hayri Gür bize değil, maalesef ki rakiplerimize modern!

Tutar mı? Etkisi olabilir. Alaeddin Yakan döneminde taraftarla kopardığımız kritik play off maçlarını hatırladığımızda “Neden tutmasın?” diyebiliyoruz.

Kaygılıyız. Çünkü Yakan döneminde savaşan ve kimyası tutan bir takım, yukarıya doğru giden bir ivme ve taraftarın günden güne artan ilgisi vardı. Şimdi ise durum tamamen tersi.

Bunu değiştirebilir miyiz? Zor ama her kesim bir ucundan tutarak katkı verirse o heyecanı tekrar yakalayabiliriz. Yakalamalıyız da.

Destekliyoruz. Çünkü, Saner Ayar’ın başlatmış olduğu ve ortak kaygılarımız olan basketbolun devamı adına çırpınan Başkan Mehmet Yiğit Alp’in samimiyetine inanıyoruz.

Ve ilave ediyoruz: Lütfen ama lütfen, kısa vadeli planlamalarla sportif başarıyı kovalarken, orta ve uzun vadeli planlamalarla da basketbolumuzun geleceğini kurtaralım.



2957 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BASKETBOL POKER MASASI! - 26/07/2018
Son yaşananlar adeta poker masasını andırıyor diyerek başlayalım…
BU CAMİA SENİ TAŞIMAZ! - 16/05/2018
Basketbol için çırpınan, fikir üreten, yöneten, çalışan, emek veren, tribünde destekleyen, eleştiren veya sahiplenen, kısaca kendisini Trabzon’da basketbolun bir parçası olarak gören kim varsa arka planda hor görüp aşağılarken,
ONUR MÜCADELESİ - 08/05/2018
Şöyle maç öncesine baktığımız zaman karşılaşmanın favorisi hiç kuşku yok ki Yeşilgiresun Belediyespor’du.
MUTLU SON’A(!) BİR ADIM DAHA! - 24/04/2018
Ligin 26. Haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece’ye karşı geri dönen iki yabancımızla çıktığımız maçta beklediğimiz gibi mağlup olarak küme düşme hattına bir adım daha yaklaştık.
BU AYIP HEPİNİZİN - 17/04/2018
Basketbolda “Geliyorum” diyen ve sürekli uyardığım kriz sonunda patlayarak Trabzonspor markasını yerle bir etti.
ATEŞTEN GÖMLEK - 10/04/2018
Öncelikle kimsenin yanaşma cesareti gösteremediği çok zor bir dönemde ateşten gömleği giyerek Trabzonspor’a sahip çıkma cesaretini gösteren Ahmet Ağaoğlu ve ekibini kutluyorum.
GOLFU SEVEN - 03/04/2018
Kolay iş değil. Olabilecek çoğu insan uzak dururken, Ahmet Ağaoğlu ise çok zor bir dönemde Trabzonspor başkanlığına adaylığını açıklama cesaretini gösterdi.
YANLIŞTAN DÖN BE USTA? - 27/03/2018
Yazmayacağım diyorum ama yazmadan da olmuyor çünkü canım yanıyor.
AİDİYET DUYGUSU KAYBOLUNCA - 20/03/2018
Ligin 21. Haftasında eski koçumuz Nenad Markovic’in çalıştırdığı Gaziantep Basketbolu 91-86 mağlup eden Trabzonspor çok kritik bir galibiyet aldı.
 Devamı