• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

İsmail Alkan
Emek Hırsızları
07/04/2016

   
twitter.com/ialkan   alkan5361@hotmail.com ( Yazarın Önceki Yazıları )

  


 GALİPTİR BU YOLDA MAĞLUP

Son yazımın bir bölümünde “En iyi hücum savunmadır.” demiştim.

Ve bir hafta sonra oynadığımız Efes maçında en iyi hücum organizasyonlarını gördük takımımızda, yani savunmayı.

Üstelik ligde 90 sayı ortalama ile skor üreten bir takımı 4. Periyot bitiminde 59 sayıda tutma başarısını göstererek.

Uzatma sayılarını dahi ilave ettiğinizde bile Efes gibi hücum gücü oldukça yüksek bir takımı 63 sayıda tutmuşsunuz.

Üstelik rakip, bu 63 sayının 21’ini faul atışlarından üretmiş(!)

Şimdi bu mağlubiyete ne diyelim?

Takım mücadelesi ile galibiyete inanmış.

Savunmada inanılmaz bir efor sarf ederek rakibe nefes aldırmamış.

Çirkeflik yapmamış, rakibine saygı göstermiş.

Tekrar yazalım; Efes gibi hücum gücü yüksek bir takımı 59 sayıda tutmayı başaran bir takımın bu mücadelesini es geçip, “Berkay neden airball attı? Hardy son pozisyonda neden çembere gitti?” gibi cımbızla pozisyon seçip bu çocukların alın terlerini heba mı edelim?

Edemeyiz.

Edemeyiz çünkü bu çocukların parkedeki emek ve alın terlerini gasp eden kendi bireysel hataları değil, parkedeki emek hırsızı hakem üçlüsüydü.

Özetle, galiptir bu yolda mağlup.

 EMEK HIRSIZLARI

İster lehimize olsun ister aleyhimize sonuçta “insan” oldukları için onlar da hata(lar) yapabilirler penceresinden baktığımdan özellikle son 3 sezondur hakemler hakkında pek konuşmadım, yorum da yapmadım.

Ancak Efes maçını yöneten arkadaşlar için aynı cümleyi kuramayacağımdan “Hata yapabilirler.” kısmını ayıklamak durumundayım.

Çünkü bu arkadaşlar orada maç yönetmediler, takıntıları olan renklere karşı düdük çalmak için fırsat üstüne fırsat kollayarak kocaman bir emeği heba edip çöpe attılar.

*   *   *  

Basketbolu futboldan ayıran en önemli özelliği kültürü, bu kültürü oluşturan ana etkende elbette ki taraftarıdır.

Tüm takımların basketbol taraftar profili aşağı yukarı aynıdır.

Trabzon’a baktığımızda da aslında çok farklı bir tablo yok karşımızda; aileler, çocuklar, gençler ve kadınlar çoğunlukta.

Taraftar grubu diye anılan VİRA grubunun profil ve eğitim düzeyine bakın; ülkenin basketbol profilini ve kültürünü görürsünüz.

Yense de yenilse de rakibi alkışlayan hatta rakibin koç ve oyuncularını tribüne davet edip ayakta alkışlayan bir profilden bahsediyoruz.

Emin olun ki istisnalar hariç Hayri Gür’deki profilin tamamına yakını aynıdır. Hatta abartı değil, Hayri Gür’deki basketbol profili örnektir.

Bir başka örnek de son Yeşilgiresun maçıdır.


Ve bu taraftar ki hakemlerin saç baş yolduran kararlarına karşı tepkisini “Ayıp oluyor, ayıp.” şeklinde zekâ kokan tezahüratı ile vermiş. Futbolda olsa hakemlere verilen tepkileri bu satırlara yazamayız zaten.

Kaldı ki her ne kadar kültürlü olsa da sonuçta tepkisini medeni bir şekilde vermek en doğal hakkıdır. Tıpkı Efes maçında olduğu gibi.

Peki, Efeslilerin bile şaşırdıkları derecede bu kadar medeni ve spontane gelişen anlık tepkilere karşı hakemlerin tutumunu neyle açıklayacağız?

Üstelik Trabzonspor taraftarının geçmişten ilk takımı olan Efes maçında ve
Efesli oyuncuların güzel hareketlerini çığlık atıp çılgınca alkışlayan bir taraftar kitlesine karşı yapıyorsun bunu!

 “Ayıp oluyor, ayıp.” tezahüratının devamına 1. anons!

Dünyanın her salonunda aynı tepki verileceği üzere 1. anonsa gelen anlık tepkiye anında 2. anons.

Vücut dillerinden net olarak görüldüğü üzere fırsat kollayıp “Hırsız var.” tezahüratına 3. anons ve soyunma odasına kaçış!

Belki tarihinde ilk kez kendi takımı olan Efes’i mağlup edip çocuklar gibi sevinecek bir camianın sevincini ve emeğini çaldınız!

Şimdi şu soruyu soralım? Basketbol ile mutlu olmak isteyen bir şehrin ve parkede alın teri döken oyuncuların emeklerini çalmadıysan eğer “Hırsız var.” tezahüratı neden zoruna gitti ki?

 HAYRİ GÜR’DE DEPLASMAN

Seyirci ve motivasyon anlamında bakıldığında her takımın kendi evinde oynaması elbette bir avantajdır.

Hele ki Trabzonspor’un iç saha maçlarında seyircisi ile nasıl bütünleştiği bilindiğinde, Hayri Gür rakipler için dezavantaj iken Trabzonspor için ise maça 1-0 önde başlamakla eşdeğerdir.

Ancak bazen öyle maçlar oynarsınız ki kendi evinizde deplasmanı yaşatırlar size, tıpkı Efes maçında deplasmanı yaşadığımız gibi.

Koç Ahmet Kandemir’in kendi evimizde oynadığımız ve hakem kararlarının damga vurduğu Efes maçı sonrası yaptığı  Antrenörlük hayatımda bu kadar zor deplasman maçı oynamadım." cümlesi, 4 periyotluk maçın kısa ve en net özetiydi.

 TBF’NİN PROJESİNİ DE ÇÖPE ATTILAR 

Basketbol Federasyonu’nun, VİRA Grubunun da dahil edildiği “Tribüne renk kat.” adı altında bir projesi vardı.  Aslında güzel çalışmalar da yapılıyordu.

Son Efes maçında yaşananlardan sonra Vira grubu bir açıklama yayımlayarak haklı olarak bu projeden çekildiklerini beyan ettiler.

Bir taraftan “Tribüne renk kat.” projesini hayata geçirip basketbolu güzelleştirelim derken diğer taraftan bir hakem üçlüsü gelip bu projeyi çöpe atıyor.

Ne diyelim; Basketbol Federasyonu şimdi kına yaksın.

 BUNCA EMEK VE YATIRIMA YAZIK 

Bütün ülke naklen izlediği için uzatmaya gerek yok.

Basketbol Anadolu’ya yayılsın diye Karadeniz’in bir ucuna 20 milyon TL yatırım yapıp emek ve mücadele veriyorsun, bir bakıyorsun ki sana şartlanmışlar geliyor ve ağzındaki 3 kuruşluk düdüklerle neredeyse senin bütün yatırımını bir anda çöpe atıyor.

Yazık değil mi bu camiaya? 

 TEBRİKLER İDMANOCAĞI

Trabzon şehri geçtiğimiz yıl Eurochallenge’de Avrupa finali oynamış ve son salise basketiyle kupayı kaçırmıştı.

Belki kupayı kaçırmıştık ama “Spor Şehri” dediğimiz bu şehir basketbol anlamında çok şey kazanmıştı.

Bu sezon ise İdmanocağı Kadın Voleybol takımımız önce Balkan Kupası şampiyonu oldu, devamında da basketbolun kadın voleybolundaki eşdeğer kupası olan Eurochallende’de Avrupa finali oynamayı başardı.

Olaya sadece “Final oynadık ve kaybettik.” penceresinden bakarsak hata ederiz.

Belki kupayı kazanamadık ama voleybolun Trabzon’da filizlenip daha da gelişmesi açısından çok şey kazandık diyebiliriz.

Ve bu başarılarıyla geçtiğimiz sezon nasıl ki Trabzon ve Trabzonspor’u basketbolda tüm dünyaya tanıttık, kadın voleybolunda da Trabzon ve İdmanocağı’nı tüm dünyaya tanıtarak inanılmazı başardık.

İdmanocağı Kulübünün arkasındaki emeği ve alın terini çok iyi bildiğim için altını kalın çizgilerle çizmek gerekiyor ki amatör bir kulübün kısıtlı imkanlarla Avrupa finaline kadar gelebilmesi başlı başına bir başarı hikâyesidir.

Belki Avrupa kupasını finalde kaybettiniz ama amatör ruhunuz ve emeğinizle bu şehre bir Avrupa finali oynatma başarısını göstererek inanılmazı başardınız.

Başkan Mehmet Öz ve İmperial Hastanesi’nin sponsorluğunu sağlayan Asbaşkan Dr. Ekrem Sağlam başta olmak üzere Trabzon şehrine Avrupa finali oynatan yönetimi, teknik ekibi, oyuncuları ve camiayı kutluyorum.


 CELİL HEKİMOĞLU

İdmanocağı’nın başarısını gündeme getirirken bir dönem İdmanocağı’nın ana sponsoru olan ve gelinen bu başarıda maddi manevi çok büyük emeği olan Celil Hekimoğlu’nu es geçmemiz düşülmezdi.

Celil Hekimoğlu sadece İdmanocağı’na değil hiçbir beklentisi olmadan Trabzon’daki neredeyse tüm branşlara ve amatör kulüplere az veya çok bir şekilde destek oluyor ve halen de olmaya devam ediyor.

Ne diyelim; spor şehri dediğimiz Trabzon’da keşke Celil Hekimoğlu gibi birkaç kişi daha çıksa da spora bu şekilde yatırım yapsa.

 



1588 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BASKETBOL POKER MASASI! - 26/07/2018
Son yaşananlar adeta poker masasını andırıyor diyerek başlayalım…
BU CAMİA SENİ TAŞIMAZ! - 16/05/2018
Basketbol için çırpınan, fikir üreten, yöneten, çalışan, emek veren, tribünde destekleyen, eleştiren veya sahiplenen, kısaca kendisini Trabzon’da basketbolun bir parçası olarak gören kim varsa arka planda hor görüp aşağılarken,
ONUR MÜCADELESİ - 08/05/2018
Şöyle maç öncesine baktığımız zaman karşılaşmanın favorisi hiç kuşku yok ki Yeşilgiresun Belediyespor’du.
MUTLU SON’A(!) BİR ADIM DAHA! - 24/04/2018
Ligin 26. Haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece’ye karşı geri dönen iki yabancımızla çıktığımız maçta beklediğimiz gibi mağlup olarak küme düşme hattına bir adım daha yaklaştık.
BU AYIP HEPİNİZİN - 17/04/2018
Basketbolda “Geliyorum” diyen ve sürekli uyardığım kriz sonunda patlayarak Trabzonspor markasını yerle bir etti.
ATEŞTEN GÖMLEK - 10/04/2018
Öncelikle kimsenin yanaşma cesareti gösteremediği çok zor bir dönemde ateşten gömleği giyerek Trabzonspor’a sahip çıkma cesaretini gösteren Ahmet Ağaoğlu ve ekibini kutluyorum.
GOLFU SEVEN - 03/04/2018
Kolay iş değil. Olabilecek çoğu insan uzak dururken, Ahmet Ağaoğlu ise çok zor bir dönemde Trabzonspor başkanlığına adaylığını açıklama cesaretini gösterdi.
YANLIŞTAN DÖN BE USTA? - 27/03/2018
Yazmayacağım diyorum ama yazmadan da olmuyor çünkü canım yanıyor.
AİDİYET DUYGUSU KAYBOLUNCA - 20/03/2018
Ligin 21. Haftasında eski koçumuz Nenad Markovic’in çalıştırdığı Gaziantep Basketbolu 91-86 mağlup eden Trabzonspor çok kritik bir galibiyet aldı.
 Devamı