• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

Emre Ergenç
emre.ergenc@gmail.com
Trabzonspor’la derdiniz nedir?
12/03/2012

 e-posta: emre.ergenc@gmail.com


Trabzonspor’la derdiniz nedir?

TS Basket, çok kritik Olin Edirne galibiyetinin ardından oynadığı iki zorlu mücadeleyi kaybetti. Önce Bandırma’da Banvit karşısında, dün de Trabzon’da Galatasaray karşısında basketbol otoritelerinin beklediği, ama bir ekstra galibiyet peşinde olan TS tarafını üzen yenilgiler aldı. Bandırma’da Halil Üner döneminin en iyi maçlarından birini oynayan TS, kendi evinde GS karşısında Aliağa maçıyla birlikte Üner döneminin en kötü mücadelesini sergiledi. (2 gün içinde çıktığı ilk maçtaki Antalya yenilgisini bu gruba katmıyorum)

Banvit Maçı ve Ligin hali

Banvit maçında ortaya konan mücadeleyi,  Brown başta olmak üzere yerlisi yabancisi takım halinde kapasitelerini zorlayışlarını not etmiştik. Takım halinde vasatı aşan, yeni oyuncuların nihayet dedirten katkılarını alan, Banvit’i bütün maç peşinden koşturan bir Trabzonspor vardı; lakin gücünü sonuna kadar harcayarak maçı alma noktasına getiren Trabzonsporu ‘basketbol baronları’ durdurmuştu. TS, son 8 saniyeye 3 sayı farkla önde girmiş, ancak serbest atış çizgisine getirdiğimiz Banvit, maçı uzatmaya götüren dalaverayı hakemlerin gözü önünde tüm basketbol camiasına yedirmişti. Aynı hafta Karşıyaka’nın Fenerbahçe karşısında gasp edilen galibiyetini de görünce, taş olsa çatlar insan dedim. Basketbolun her yönünü çok sıkı takip eden bjkbasket.org yazarı Hürol Huney’in olaylara yorumu durumun vehametini ortaya koyuyor. “Çok büyük fahiş hatalar yapılıyor. Banvit-TS maçında, hakem takdirine bırakmaksızın kesin cümlelerle yazılmış bir kuralı bu denli yok saymak...! Gerçekten de iki maçta gördüklerim beni bu ligi izleme konusunda iyice soğutuyor. Hangi takımların düşüp kalacağına karar verildiği, menajerlerin hangi oyuncunun ne kadar süre alacağının hükmünü sürdüğü, pis işlerle dolu kötü bir basketbol camiamız var.” Basketbolun hakem camiasi futboldan beter hale geldi, getirildi. Sadece yapılan atamalarla ilgili bir yazı yazsak yok artık dersiniz. Bu tespitlerin yanına 30 yıldır basketbol camiasının içini dışını bilen TS koçu Halil Üner’in hem TS’a karşı uygulanan sistematik çelme takma çabasının, hem de ligde alınan ilginç maç sonuçlarının üstüne yaptığı ‘tuhaf şeyler oluyor’ yorumunu da ekleyelim.

Galatasaray Maçı, Oyun ve Kurallar

Bunları not ettikten sonra, GS maçına gelelim. Güçlü rakibimiz karşısında maçı kazanmak için 3 önemli etmeni bir araya getirmemiz gerekiyordu. Birincisi ve en önemlisi FB maçında yakalanan atmosferi yakalamak. İkincisi hucümda Brown ve Gibson dışında çift haneli rakamlara çıkacak en az 2-3 oyuncu çıkarmak. Ve üçüncüsü de savunmada GS’ı durduracak direnci ve mücadeleyi 40 dakikaya yayabilmek. TS, maalesef bunların hiçbirini gerçekleştiremedi. Brown merkezli oyun anlayışını durdurmak için çeşitli rotasyonlar deneyen GS, özellikle TS’un dış atıcılarının çok fazla 3lük deneyip başarısız olduğu 2. ve 3.çeyrekten sonra farkı açtı ve maçı çok rahat kazandı. Hucümda topu Brown’a indiremediğimiz anlarda çaresiz bir görüntü çizdi takımımız. Sürekli üçlük çizgisinin dışında topu çeviren, içeriye penetre edip orayı karıştırmayı denemeyen, çoğu hücumunu son 5 saniyeye kadar bekleten bir takım maçı kazanabilir mi? Hucümdaki bu çaresizlik, savunmanın da direncini kırdı ister istemez. GS’da Lucas, Shumpter, Lakovic ve Furkan gibi isimler skoru taşırken , bizim skorumuz Gibson ve Brown’un eline bakıyor. Üstelik de Gibson, bir maç sorumluluk alırken, diğer maç köşede kenarda bekleyip maç gitti artık deyince topu eline alıp istatistik yapmak için oynuyor. Böyle kahramanlarla işimiz çok zor.
Şimdi bu cümlelerin üstüne bir de işin taraftar boyutuna gelelim. Salonda ortalamamızın üstünde bir seyirci vardı, ancak bu seyirci FB maçındaki etkinliğinden çok uzaktı. Maça neredeyse hiç etki edemeyen seyircimiz ne çabuk unuttu FB maçını ve oyuna katkılarını. Diğer taraftan diğer bir önemli konuda 4 büyük takım için uygulanan deplasman yasağı, basketbolun büyümesine, heyecanına darbe vuruyor.  Bir kesim, bunun yasaklayarak düzelmeyeceğini, aksine inadına daha çok teşvik ederek bir süre sonra normalleşmesi gerektiğini savunurken, diğer bir kesim, bırakın sporu, Türkiye’de hemen her alanda ‘farklı olanı düşman görme’ mantığı hakimken riske girmeyelim diyor. Ben bile, eskiden ‘klas’ spor olan basketbolun, giderek “futbollaşması” karşısında ikinci fikri destekler hale geldim. Buradan konuyu önemli bir yere daha bağlayalım.

Dünkü maçta, Hayri Gür’de dağınık halde oturan sayıları azımsanmayacak GS seyircisi olduğunu söylüyor salondakiler. Dedim ya, keşke böyle bir yasak olmasa ve mesela Trabzon’a üniversitede okumak için gelmiş farklı takımları destekleyen genç arkadaşlarımız salona gelebilse, dostça kardeşçe maçlar izlense. Sahada oynananın sadece bir oyun olduğunu, bunun hiçbirimizin hayatından ve insanlık onurundan önemli olmadığını bir anlayabilsek keşke. Bu işin ütopik tarafı. Bir de realite var. Yasak var. Maçı televizyondan izleyen bizler farketmedik ama tribünlerde olan arkadaşlarımızdan aldığımız bilgiler ilginç. Kimisi GS formasıyla gelmiş ve Trabzonsprluların arasına oturmuş, kimisi formasız gelmiş ama GS’ı alkışlarla desteklemiş, kimisi ise hiçbirini yapmadık salondan atıldık diye isyan ediyor. Ancak herkesin hem fikir olduğu dün salonda ciddi rakamda Gslı olduğu. Peki madem bir yasak var, ADALET nerde? İstese İstanbuldaki maçlarda salonları yarı yarıya doldurabilecek gücü olan Trabzonspor kurallara uyarken, Trabzon’daki maçlarda tribünleri hareketlendirmek için alınan küçük çocuk borazanlarını dahi yasak diye toplatan federasyon yetkilileri, neden adalet terazini koruyamıyorlar? Biz görmedik tribünde GSli mi diyecekler yoksa? Yoksa kurallar, yasaklar, işlerine geldiği gibi mi uygulanıyor? Dedim ya, benim derdim GS’lı arkadaşlarımızın neden çıkarılmadı değil, neden adaletin eşit dağıtılmadığı!

Gelecek Öngörümüz

Belki GS yenilgisi beklenen birşey, ama verilen mücadele olumsuz olarak not edildi. İstikrar sorunu devam ediyor. Toparlanıp Hacettepe maçına tekrar kendine güvenli çıkmak lazım. ‘Tuhaf işlerin’ bol olduğu Beko Basketbol liginde, rakiplerin alacağı süpriz sonuçlara karşı bizim bir adım önde olmak için ekstra galibiyet almamız şart. 3-4 hafta önce FB’yi, geçtiğimiz hafta ise playoff hedefindeki güçlü Aliağa’yı yenen Bandırma Kırmızı, kendi evinde Olin Edirne’ye yenildi. Geçen hafta Antalya’yı da yenen Olin, 7.gabiliyetine ulaştı ve iyi bir avantaj yakaladı. Edirne, kalan maçlarından bana göre normal şartlarda maksimum 2-3 galibiyet çıkarabilir. Diğer taraftan Antalya, son haftalarda aldığı yenilgilerle bizi yanıltarak ateşin içinde tuttu kendini.  Artık Antalya ciddi rakip durumuna geçmiş gözüküyor. Antalya açısından, kalan maçlarından maksimum 3-4 galibiyet alacağını öngörebiliriz. Bu da ligde kalma barajını her halükarda 9 galibiyete, hatta üstüne çekiyor. İşimiz zor ama dediğimiz gibi, ‘süprizlere’ açık bir lig yaşıyoruz. Rakiplerin durumuna bakarken, asıl kendimizin ne yaptığı çok daha önemli. Ve bu istikrarsız performans ile, benim TS için bir öngörüm yok. Tek inandığım gelecek hafta Hacettepe maçını Ankara’daki Trabzonsporluların organize tribün desteğiyle kazanacağımız. Ankaradaki tüm Trabzonsporlular, takımı yanlız bırakmasınlar lütfen. Trabzonspor, her branşıyla sizin bizimdir!

TrabzonBasket.Com



3160 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Henüz Hazır Değiliz - 18/10/2015
Trabzonspor Medical Park, ligin ilk haftasında evinde Galatasaray Odeabank karşısında aldığı mağlubiyet sonrası herkeste hayal kırıklığı yaratmış,
Ve Perde Kapanır! - 03/06/2015
Koca bir sezonun sonuna geldik. Başarılarla dolu bir sezonun son maçında Trabzonspor Medical Park, Türkiye Basketbol Ligi Spor Toto Playoff yarı finalinde karşılaştığı Anadolu Efes karşısında üç maçı da kaybederek final şansını kaybetti.
Ayağa Kalk Rocky - 30/05/2015
TBL Spor Toto Playoff Yarı Final ilk maçında Anadolu Efes ile karşılaşan Trabzonspor MP, güçlü rakibi karşısında 85 - 56 kaybederek seriye kötü bir yenilgi ile başladı.
TUTMAYIN TRABZONSPOR MP’I - 24/05/2015
Trabzonspor Medical Park, Türkiye Basketbol Ligi Spor Toto Playoff ilk turunda, sezonun flaş takımı Darüşşafaka Doğuş’u içerde dışarda 2 maçta da yenerek yarı finale yükseldi.
Varol Trabzonspor MP - 09/05/2015
Trabzonspor Medical Park, sezonun son maçında evinde NSK Eskişehir Basket’i 93-91 mağlup etti ve bu başarılı sezonu playoff ile taçlandırarak tüm Trabzonsporluları gururlandıracak bir performans ortaya koydu.
Tebrikler Trabzonspor MP - 27/04/2015
Çocuğunun okula başladığı ilk gün elinden tutarak okula götüren ve gözleri dolarak “ne zaman büyüdü bu çocuk” diyen bir baba gibi hissettim maç başlarken.
KEEP CALM AND WIN THE CUP - 25/04/2015
Tarih 22 Nisan 2012. Sadece 3 yıl önceydi. Beşiktaş ile evimizde oynadığımız maçı kaybetmiş ve 2.lige düşmemiz kesinleşmişti.
Bu Böyle Gitmez! - 28/03/2015
Ligde son 3 haftadır aralıksız yol kazasına (!) maruz kalarak seri yenilgiler alan TS MP, bu hafta da Trabzon’da Pınar Karşıyaka karşısında kaybederek 4. yenilgisini aldı.
Avrupa Tamam da Ya Türkiye? - 15/03/2015
Türkiye Basketbol Liginin 2.yarısında Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker yenilgilerinin ardından, playoff için rekabet halinde olduğu Beşiktaş İF ve T.Telekom’u rahat yenen Trabzonspor Medical Park,
 Devamı