• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

Emre Ergenç
emre.ergenc@gmail.com
Kurumsallaşma
05/11/2014

  emre.ergenc@gmail.com twitter/jarramas


Kurumsallaşma

2.haftadaki Anadolu Efes maçından sonra FB Ülker maçını televizyondan, İstanbul’daki Beşiktaş İF maçını ise tribünde izlemiş olmama rağmen, maçlarla ilgili bir yazı yazmak içimden gelmemişti. Çünkü 4-0 çekeceğimizi herkes gibi bende biliyordum ve bu süreçte biraz bekle gör pozisyonu almak istemiştim. Takımla, koçla ve oyuncularla ilgili analizlerimde de bu süreç içinde pek değişiklik olmamıştı.

Avrupa’daki 3 numaralı kupa olan Eurochallange ilk maçında galip gelen Trabzonspor değil bana bu satırları yazdıran. Evet önemli bir galibiyet, hem oyuncuların özgüveni hem de seyirciye verilen mesaj açısından. Ancak kadro bakımından TS MP ile kıyas bile yapılmaması gereken rakibe karşı alınan galibiyet, ayağa kalkışın ilk adımı bile değil. Onun için haftasonunu bekliyoruz.

Maçın ardından İsmail Alkan’ın programı Pota Arkası’na konuk olan Trabzonspor MP Başkanı Abiş Hopikoğlu’nu dinledikten sonra, eleştirilerin ağırlıklı kısmını oluşturan menajer üzerinden yürüyen kurumsallaşma konusunda fikirlerimi paylaşmam gerektiğini düşündüm. Kendisi yapıcı eleştiriler konusunda açık olduğunu, okuduğunu ifade etti. Bize de aklımız ve bilgimiz yettiğince birkaç şeyi açıklıkla, iyi niyetle kendisinin ve Trabzonspor taraftarının dikkatine sunmak düşüyor.

Kurumsallaşma... Biz sizi ilerde “Abiş Bey yönetiminde kulüp büyük ivme aldı, kurumsallaştı” diye anmak isteriz. Bunun için her tür desteği de veririz. Ancak sizin gibi yıllardır büyük şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan bir iş insanıyla, kurumsallık konusunda sanırım aynı perspektife sahip değilim.

İşin bir boyutu profesyonel maaşlı çalışanlarınız. Ben ve basketbol camiasında tanıdığım insanlar, hepimiz yanlış profesyonellerle çalıştığınızı düşünüyoruz. Neden mi sayın Başkan? Programda dediğiniz gibi (ki bazı genel menajerler en çok bu algıdan yakınırlar), genel menajerler potansiyel suçlu olarak görülürler. Bu doğru. Çünkü bunu yaratan kendileridir. Yıllardır Türk basketbolunda bilenen, zaman zaman seslendirilen ama düzenin koruyucuları tarafından sıkı sıkı korunan bir genel menajer-koç-oyuncu menajeri üçgeni vardır. Bunları söyleyen sadece (nacizane 19 yıldır basketbolu takip eden, senede ortalama 40 basketbol maçını salonlarda, fazlasını da TV’den izleyen) ben değilim. Ulusal basında, ulusal basketbol sitelerinde bu konuya dönük onlarca yazı-analiz okuyabilirsiniz. En son Gökhan German'ı okumuştum, pek de güzel ifade etmişti şu cümlelerle ulusal Fanatik gazetesinde editör süzgecinden geçmiş yazısında: “Türkiye koç ve menajerler için bir çiftlik. Yöneticiler zaten basketboldan anlamıyor. Ne taraftar baskısı var, ne de medya baskısı. Herkes futbolun peşinde. Bunlarda arada çarklarını döndürüyorlar. Hayat onlara güzel.”

Türk basketboluna dair bu genel durumdan çıkıp, Trabzonspor özeline gelirsek... Sizin çok akıllı bir insan olduğunuzu, sizi tanıyan birçok iş insanından duydum. “6 yıldır basketbolun içindeyim, yöneticilik yaptım, başkanlık yapıyorum ve hala öğrenmeye devam ediyorum” ifadeleri de size ait. Yani, programda söylediğiniz “herşey bizim onayımızla oluyor, bize rağmen olamaz” sözleri, sizi ilerde zora sokabilir. Siz geçen sezon takımı yeni devralmış ve Nihat Mala ile daha yeni anlaşmışken, ben TBL’den bir koç ile şu iddiaya girdim: “Görürsünüz hocam, lig başlar 1-2 hafta içinde bu takımın başına Hakan Demir geçer.” dedim. Süreç her ne kadar sizin programda anlattığınız gibi geliştiyse de biz bu filmin sonunu biliyorduk. Benim gibi birçok kişi de bunu biliyordu. Yine mesela, “Oyuncular bizim bilgimiz dahilinde alınıyor” deyip, bir kaç cümle sonra da “koça istediği oyuncuları alması için alan açmak gerekir, bu oyuncularla anlaşmak için de genel menajerlik önemli bir kurumdur” dediniz. Doğru. Kendisine bir oyuncu bütçesi verdiniz, bu bütçe içinde takımını kur dediniz. Hangi oyuncu menajeriyle çalışmış, kimi kaça almış, buna bakmayabilirsiniz, bunu anlarım. Bu bütçenin sezon içinde aşılacağını da çok iyi biliyorsunuz. Bekleneni veremeyen oyuncu, beklenmedik sakatlıklar, bunlar sporun içinde var, bunu da anlarım. Peki, göz göre göre yapılan yanlış veya etik dışı transferlerin, harcanan paraların hesabını nasıl soracağız profesyonellerden? Ben isim isim oyuncu tartışacak değilim, artık hepsi Trabzonspor forması giyiyor ve bize destek vermek düşüyor. Ancak söylemek istediklerimi, tek bir oyuncu üzerinden defalarca dile getirdim, yine getireyim (bu ismin Tutku olmasına üzülsem bile). “Mühendis adamım ben, verilere istatistiklere bakarım” dediniz, ben de sizlere ısrarla Tutku’nun son 8-9 sezonda kaçırdığı maç istatistiğine neden bakmadınız diye sordum. O kadar açık ve net bir istatistikten bahsediyoruz! Sene sonu bize kazandıracağı 7-8 maç için mi en yüksek yerli bütçesini ödüyoruz Tutku’ya? Bakın bu sezon da Tutku’nun kaçıracağı maç sayısı genel ortalamasına yakın olacak. Tutku’nun bütçesi bir yana, onun üzerine kurulu sistemin çökmesi, Randle’ın gönderilmesi ve Dee Bost’un transferi hep bu hatalar zincirinin bir ürünü değil mi? Maliyetler Trabzonspor’a ve size fatura ediliyor sayın Başkan.

Profesyonellerin TS’u sizin kadar koruyacağına inanıyorsanız, eyvah! Basketbola yeni yeni ilgi duyan bir yönetimle yol alıyorsunuz. Ben derim ki hep birlikte öğrenmeye devam edelim ve kimseye kefil olmayalım. Profesyonellerinize bir ithamda bulunamam, bulunmuyorum. Kimseye yargısız infaz yapın da diyemem. Tıpkı (şimdilik) yüzlerce Trabzonspor taraftarı gibi, onlara güvenmediğimi ve başarısız bulduğumu söylemekten başka birşey de yazamam. Size, “basketbol bilgisi, dürüstlüğü ve iletişim becerisiyle nam salmış güzel insanlar var basketbol camiasında” diye seslenebilirim. Bu bütçeyi daha verimli kullanacak, üzerinde herkesin anlaşabileceği duayen insanlar...

İşin bir boyutu da organizasyon yapınız ve kurumsal iletişimin boşta oluşu. A Takımın tepesinde sorumlu bir yönetici var. Kendisi geçen programda gayet samimi ve dürüstçe basketbola ilgisinin çok yeni olduğunu söyledi. İyi niyetine, heyecanına, emeğine sağlık. Ama nerde duruyor yapıda, ne kadar etkili? Daha açık olalım hadi. A takımın başında tek adam var, o da Genel Menajer. Peki tamam ama onun altında Şube Direktörlüğü diye bir pozisyon açtınız. Görev tanımı nedir kendisinin? İş dünyasında da aynı sanırım, Direktör bir kurumun yada departmanın en tepesindeki isim olması gerek. Peki TS MP’da durum neden farklı? Bunca maç geçti, ben şube direktörümüzün tek bir açıklamasına rastlamadım. Üstelik şube direktörü Trabzonspor’da forma giymiş, herkesin iyi kötü tanıdığı bir isim. Diyelim ki üç beş klavye delikanlısı (!) algı operasyonu (!) mu yapıyor. Kurumsal bir yapıda kurumsal iletişim departmanı devreye girer ve toplumu bilgilendirerek (gerekirse manipüle dahi ederek) kurum çıkarlarını koruyacak şekilde aksiyon alır. Peki TS MP’ın kurumsal iletişimi kime emanet? Önce Allah’a, sonra siz yönetim kuruluna. Tamam ama bu iş profesyonellerin görevlerinin bir parçası değil mi? Mesela bir medya sorumlusu var kulüpte. Avrupa Kupası maçın var, rakip hakkında tek bir haber yok; Alper Saruhan sakatlanmış, tek bir haber yok; Tutku’nun sakatlığı beklenenden uzun sürecek, biz twitterdan öğreniyoruz; daha bir sürü örnek. Ne paylaşıyor medya sorumlusu? Maçlarla ilgili tarih-sonuç bilgisi dışında bir de doğum günü kutlamalarından resimler... Elbette o da sorumlu olduğu kişi veya kişilerden alıyor talimatları. O kişiler kim? O kişi veya kişiler, bir kısım klavye delikanlısını (!) hizaya getirmeyi görev edinenler mi? Üstelik “hizaya getirilmek” istenilen kitle, tıpkı sizin gibi Trabzonspor ve basketbol sevgisinden dolayı kendi anlayışlarına göre (belki paralarından değil ama) zamanlarından harcayarak katkı koyan gençler veya kişiler. Gerçek basketbol taraftarı içinde de çoğunluğu temsil ediyorlar. Hata mı yapıyorlar, Şube Direktörümüz var, Trabzon’un çocuğu, hemen bir kurumsal iletişim stratejisiyle bu gençlerle görüşür. İkna edemese bile öyle yada böyle bilgilendirir, yumuşatır. Ama sizin profesyonellerde yöntem farklı. Pardon ama bu gençlerde bu “Trabzon kafası” varken, o yöntemlerle biraz zor. Sahi profesyonel kadronuzun içinde, taraftarınıza kaba tabirle “ayar” vermeye çalışmayacak, tehdit etmeyecek, şeffaf olacak, iyi iletişim kuracak, misal Trabzon’da bir kafede oturup gençlerle sohbet edebilecek insanlar var mı? Olmalı ama değil mi? Hatta hepsi böyle olsa fena mı olur? Aradığınız taraftar profili, futbol taraftarıysa; baştan söyleyeyim kaybedenlerdensiniz. Yok biz basketbol kültürüne sahip gençleri el üstünde tutacağız derseniz, o kitle ile zaten kavga ediyorsunuz. Ortada doğru gitmeyen birşeyler var. Ortada ciddi bir kurumsal iletişim sorunu var. Çünkü gerek yazılı ve internet medyası, gerekse sosyal medya görünürlüğü açısından bu delikanlılar sizin gerçek taraftar kitleniz.

Kurumsallaşma ve kulüp üyeliğinde 5bin üye projelerinizi sonuna kadar destekliyorum. Umarım iki konuda da en kısa zamanda daha büyük adımlar atarsınız. Özellikle üye yapısında, kime oy atacağını bile bilmeden kongreye gelen insanlar değil, birlik için basketbol sevdalısı delikanlıların bol olduğu güçlü bir kitle oluşur ve aidiyet hissi artar. Biz de iyi giden şeyleri ön plana almaya başladığımız günler görürüz. Çalıştığınız profesyonellerle değil, kurduğunuz sistemle anılmanız dileğimle...



Paylaş | | Yorum Yaz
2645 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Henüz Hazır Değiliz - 18/10/2015
Trabzonspor Medical Park, ligin ilk haftasında evinde Galatasaray Odeabank karşısında aldığı mağlubiyet sonrası herkeste hayal kırıklığı yaratmış,
Ve Perde Kapanır! - 03/06/2015
Koca bir sezonun sonuna geldik. Başarılarla dolu bir sezonun son maçında Trabzonspor Medical Park, Türkiye Basketbol Ligi Spor Toto Playoff yarı finalinde karşılaştığı Anadolu Efes karşısında üç maçı da kaybederek final şansını kaybetti.
Ayağa Kalk Rocky - 30/05/2015
TBL Spor Toto Playoff Yarı Final ilk maçında Anadolu Efes ile karşılaşan Trabzonspor MP, güçlü rakibi karşısında 85 - 56 kaybederek seriye kötü bir yenilgi ile başladı.
TUTMAYIN TRABZONSPOR MP’I - 24/05/2015
Trabzonspor Medical Park, Türkiye Basketbol Ligi Spor Toto Playoff ilk turunda, sezonun flaş takımı Darüşşafaka Doğuş’u içerde dışarda 2 maçta da yenerek yarı finale yükseldi.
Varol Trabzonspor MP - 09/05/2015
Trabzonspor Medical Park, sezonun son maçında evinde NSK Eskişehir Basket’i 93-91 mağlup etti ve bu başarılı sezonu playoff ile taçlandırarak tüm Trabzonsporluları gururlandıracak bir performans ortaya koydu.
Tebrikler Trabzonspor MP - 27/04/2015
Çocuğunun okula başladığı ilk gün elinden tutarak okula götüren ve gözleri dolarak “ne zaman büyüdü bu çocuk” diyen bir baba gibi hissettim maç başlarken.
KEEP CALM AND WIN THE CUP - 25/04/2015
Tarih 22 Nisan 2012. Sadece 3 yıl önceydi. Beşiktaş ile evimizde oynadığımız maçı kaybetmiş ve 2.lige düşmemiz kesinleşmişti.
Bu Böyle Gitmez! - 28/03/2015
Ligde son 3 haftadır aralıksız yol kazasına (!) maruz kalarak seri yenilgiler alan TS MP, bu hafta da Trabzon’da Pınar Karşıyaka karşısında kaybederek 4. yenilgisini aldı.
Avrupa Tamam da Ya Türkiye? - 15/03/2015
Türkiye Basketbol Liginin 2.yarısında Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker yenilgilerinin ardından, playoff için rekabet halinde olduğu Beşiktaş İF ve T.Telekom’u rahat yenen Trabzonspor Medical Park,
 Devamı