• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

İsmail Alkan

İsmail Alkan
BASKETBOL POKER MASASI!
26/07/2018

     twitter.com/ialkan   alkan5361@hotmail.com ( Yazarın Önceki Yazıları )  


  BASKETBOL POKER MASASI! 

Son yaşananlar adeta poker masasını andırıyor diyerek başlayalım…

Geçmişi iyi bilip yaşanabilecekleri de öngörebildiğim için son köşe yazımda “Zemin kaygan, aman dikkat” demiştim ama anlatamadım.

Anladığımız kadarıyla Ağaoğlu yönetimindeki arkadaşların mevcut Hopikoğlu yönetimi ile çalışma niyetleri yoktu ve basketbolu kendileri yürütüp devamında da kulübün içerisine alma düşünceleri vardı.

Ancak bunun yolu rencide ederek değil, seçildiklerinde Hopikoğlu’nu çağırıp bu niyetlerini söylemek ve devamında da onca emeğine karşılık kendisine teşekkür etmek olmalıydı.

Hatta bir adım daha ileri gideyim. Hesaplarla ilgili soru işaretlerinin cevabını karşılıklı konuşarak almak, alınamıyorsa da sürecin sonunda gerekirse kamuoyunu bilgilendirerek gereği yapılmalıydı.

Bu yapılmış olsaydı Trabzonspor Kulübü kamuoyu önünde haksız, basketbol kulübü de mağdur ve haklı duruma gelmeyecek ve sadece “Basketbol” konusunda çözüme odaklanılmış olunacaktı.

Ancak Trabzonspor Kulübü tam tersini yaparak Abiş Hopikoğlu’nu dikkate almayarak yok saydı. Devamında yaşananlarla da bu niyetini göstererek bir anlamda kulübü bıraktırtma yoluna giderek bir mağdur yarattı.

Hopikoğlu da haklı olarak direnç gösterdi. Ve son bir hamle ile de “Ya alın ya da icrayı geri çekip beni rahat bırakın yoksa kulübü kapatırım” diyerek kimilerine göre blöf yaptı kimilerine göre ise rest çekti.

Hopikoğlu’nun yaptığı çağrıya karşı basketbol konusunda eğer samimi ise Trabzonspor’un yapacağı tek şey “Kulübün anahtarını bize getir” demesidir. Trabzonspor ağabeydir ve hiç geçmişe takılmadan sadece altyapımızda bulunan yüzlerce çocuğumuz için bile bunu yapmalıdır.

Tersi olur da basketbol gerçekten yok olursa kimse geçmişe bakmayıp sonuca odaklanacağı için sorumluluk da son tahlilde “empati” yapamayıp süreci iyi yönetemeyen futbol yönetiminin ve özellikle de yönetimdeki basketbol kökenli arkadaşların olacaktır.

Ayrıca tarih; basketbol ile efsane olanların, aynı zamanda basketbolun yok olmasına sebep olduklarını yazacak ve hafızalarda da öyle kalacaktır.

 BASKETBOL ARTIK İŞİNE ODAKLANMALI

Basketbol tarafı eğer blöf yapmıyor ve sezonu yürütebileceğine inanıyorsa Trabzonspor’un icra kısmına takılmadan artık kendi işine odaklanmalı.

Çünkü icra kısmı itiraz ile durmuş, Trabzonspor’un dava açma niyeti de olmadığı için bu dosya rafa kalkmıştır. Ki, Trabzonspor süreci devam ettirmek için dava bile açsa değil bu sezon, gelecek sezonlarda bile sonuçlandıramayacağı için basketbolun hesaplarına icra gelip sezon içinde sıkıntı yaşaması gibi bir durum söz konusu olamaz.

  USTA AÇIKLAMA YAPMALI

Futbol tarafının basketbol tarafını icraya vermesi ile günlerdir kamuoyunu meşgul eden ve iki kulübü karşı karşıya getiren bir para mevzusu var.

Muharrem Usta döneminde Trabzonspor’un kasasından basketbolun kasasına “Borç” veya “Hibe” gibi not düşülmeden, hatta yönetim kurulu kararı bile olmadan ucu açık paralar gönderilmiş.

Futbol tarafı da “Financial Fair Play” diyerek bu parayı geri istiyor.

Abiş Hopikoğlu da haklı olarak “Bu para Muharrem Usta’nın bize sponsorluk parasıdır, gidin ondan isteyin” diyor.

Konuya “Ağabey” pozisyonunda olan Trabzonspor’un tıpkı Sadri Şener döneminde basketbola yapmış olduğu yardım kısmından girip buraya bağlayacağım ama Abiş Hopikoğlu’nun “Bu para Usta’nın bize sponsorluk parasıdır” demesi ile Trabzonspor’un ağabeylik sıfatını boşa düşürüyor.

Kısaca her yol Muharrem USTA’ya çıkıyor. Ancak işin ilginç yanı sayın Usta her konuda açıklama yaparken, Trabzonspor’a borç vererek basketbola aktardığı söylenen bu parayla ilgili susarak bir anlamda kendisine isnat edilen “sponsorluk” kısmını kabul etmiyor.

Konuyu 1 yıl önce duyduğumda Gençağa Meriç’e sormuş ve bunların yaşanabileceğinin uyarısını yapmıştım. Keşke yanılsaydım.

Kamuoyu ne kadar tartışırsa tartışsın sonuçta konuyu açıklığa kavuşturacak olan tek kişi sayın Usta olduğu için ya çıkıp “Sponsordum” ya da “Değildim” diyecek. Konu bu kadar basit.

  BU KAVGA KİME YARADI?

Son sezon sponsorsuz ve neredeyse bütçesiz yola çıkılmış.

Neredeyse sezonun başında başlayan maddi kriz idman boykotları ile başlayıp yabancıların şehri terk etmesi ile sonlanmış.

Gelecek sezonla ilgili de sponsor olmadığı gibi, gerekli bütçe oluşturulup sezonun tamamlanabileceğine dair de sağlıklı bir umut ışığı yok.

Ve günümüzde tüm bunları konuşup kafa yormamız gerekirken, bir baktık ki iki kulüp birbirine girmiş!

Bıraktım sağduyunun galip gelmesine, daha da alevlensin diye üzerine ha bire benzin dökülmüş!

Şimdi soruyorum; tüm bunlar kimin işine yaradı?

  O YETKİ NEDEN ALINDI?

Basketbol kulübünün son kongresinde gözlerden kaçan bir önerge ile mevcut yönetime kulübün devri, birleşmesi, kiralanması veya ligden çekilmesi gibi konularda yetki verildi.

Abiş Hopikoğlu yönetimi bu yetki ile kulübü bir başkasına devredebilir (satabilir), X bir kuruluş ile birleştirebilir veya kulübü kapatabilir.

Misal kulüp yeni sezonda “Trabzonspor İstinye Üniversitesi” olabilir!

Ayrıca bu yetki bir anlamda Abiş Hopikoğlu’nun Trabzonspor Kulübüne karşı yaptığı “Kulübü kapatırım” hamlesini de destekler nitelikte.

Neyse, bu yetkinin ne amaçla alındığını yakında anlarız.

 BARİ MEVCUT SÜRECİ YÖNETİN

Aktörler ve isimler değişse de Saner Ayar döneminde yaşananlarla günümüzde yaşananlar arasında ciddi benzerlikler var.

Geçmiş dönemde iki kulüp arasında yaşanan sıkıntılar sonucu A takım birinde, altyapı ise diğerinde idi. Karşılıklı kurulan basketbol spor okulları ve eleştiri sınırlarını zorlayıcı tartışmalar ise halen daha hafızalarımızda.

 Öyle ki, basketbol tarafında çalışan personellere tesislerde yemek dahi verilmezken, şampiyonluk kupasını kaldırdığımız Sinan Erdem’de Sadri Şener ve Hayrettin Hacısalihoğlu kupa merasimine davet edilmeyerek salonu üzgün ve kızgın olarak terk etmişlerdi. (“Vay be neler yaşamışız” dediklerini duyar gibiyim)

Bu süreci en iyi bilenler günümüzün icra makamında olan insanlar.

Geçmişi bildiğiniz halde tecrübenizi eylemlerinize yansıtmadınız, bari bundan sonraki süreci sağlıklı yönetip basketbolu rayına oturtun.

Hazır konu geçmişten açılmışken basketbol tarafına da geçmişten bir örnek vererek sitemimi ileteyim;

Yukarıda paylaştığım geçmiş sıkıntıların devamında Mehmet Yiğit Alp akılı bir politika ile Trabzonspor’un gönlünü alarak süreci tam tersine çevirmiş, hatta kulüpten maddi destek dahi alarak basketbolu düzlüğe çıkarmıştı.

Günümüzde ise basketbol tarafı kongreyi fırsata çevirip beyaz bir sayfa açarak Trabzonspor’un gönlünü alabilirdi, yapmadı.


SÖZ GÜMÜŞSE SÜKUT ALTINDIR

Yaşanan son süreçte karşılıklı güven esasına dayanan bir samimiyet göremediğimiz için insanlar birbirlerini çok kırdılar.

Basketbol tarafının belki perde arkasında şüphe ve eleştirisel duruşu olabilirdi ancak mevcut süreçte kamuoyuna tek bir açıklama dahi yapmayan Mehmet Yiğit Alp ve ekibine karşı yapılan ağır eleştiriler bu insanların basketbolumuza yaptıkları katkıları yok etmedi.

Futbol tarafına döndüğümde de Hopikoğlu’na karşı uygulanan bu tecrit de maddi kısmına bizzat gözlerimle şahit olduğum üzere, bu insanın Trabzon basketboluna çok zor şartlarda verdiği katkı, emek ve 10 bin kişinin önünde oynanıp tarihe geçen Avrupa Finalini de yok etmedi.

Bir başka önemli ve belki de yumuşama eğilimine giren süreci tıkayan nokta da Ertuğrul Doğan’a yapılan ve hakaret boyutuna ulaşan eleştiriler sonucu bu ismin kamuoyunun önüne atılması oldu.

Konunun özetini sosyal medya hesabımdan paylaşmıştım ama buradan da farklı bir pencereden bakarak konuya değinme ihtiyacı duydum.

Hani sizinle mezara kadar gitmesi gereken bazı özel şeyler vardır ya, işte bu konu da bunlardan biriydi. Ama olmayınca maalesef ki paylaşılıp gerçekten iyi niyetle yaklaşan insanlar çok zor durumda bırakıldı.

Benim önerimle gelişen konu planlı olmadığı gibi tamamen spontane ve iyi niyetle gelişmişti. Tekrarlayayım; süreç tam olgunlaşmadığı için sonuçlanmadı. Yani daha ötesi berisini kurcalamanın anlamı yoktu.

Olsaydı iyi olacaktı, olmayınca tu kaka ve hakaret öyle mi?

Şimdi dönüp “Sizin ne mal olduğunuzu biliyorum” desem ne dersiniz?

Zor, oldukça ağır ve asla kabul edilemez değil mi? Ama bunları söylediniz.

Son sözüm; “Söz gümüşse sükut altındır” diyor ve konuyu kapatıyorum.

 GEÇMİŞ SEZONA KISA BİR BAKIŞ

Trabzonspor Basketbolun 2017-2018 sezonuna baktığımızda kısaca hafızalarımızda kalan birkaç detayı paylaşalım.

Öncelikle geçmiş sezona benzin dökülerek katmerli cezaların gelmesine sebep olan Fener maçı, takımın mucize ile lige tutunmasına sebep olacak derecede yaşanan maddi krizler, idman ve deplasman boykotları ve hafızalarda yer edinen yabancıların şehri terk etmeleri damga vurdu.

Sezon başı Avrupa’dan elenme dahil yaşanan adaptasyon sıkıntılarına rağmen sportif ve parkedeki görsellik, özellikle de ekonomik anlamda çok dengeli bir takım oluşturulmuştu aslında. Ve bu takım mevcut problemleri yaşamamış olsaydı play off yaparak sezon hedefine ulaşabilirdi.

“Ekonomik takım” kısmını özellikle açarak önemli bir noktaya vurgu yapmak istiyorum. Çünkü Hopikoğlu dönemlerinde takımları Mala kurarken, Başkan Hopikoğlu ilk kez Mala’yı devre dışı bırakarak kendi döneminin en ekonomik takımını oluşturmuştu.

Ve mevcut kadrodan elimizde kalan tek kişi yok. Sezon özeti de bu bence.

 HAKLISINIZ, DAHA DİKKATLİ OLACAĞIM!

Basketbol Kulübündeki yönetici arkadaşlar bana çok kızgınlarmış!

Aman basketbolumuz zarar görmesin diye yaşanan onca sıkıntı, problem ve organizasyon bozukluklarını ya görmezden geldik ya da süzgeçten geçirerek yumuşattık.

Yani tarafımız her zaman basketbol, dolayısıyla da kulüp olmuştu.

Haklılar, taraf olmamalıydım! Söz, bundan sonra daha dikkatli olacağım! 


TAKA Gazete LİNK



Paylaş | | Yorum Yaz
1631 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BU CAMİA SENİ TAŞIMAZ! - 16/05/2018
Basketbol için çırpınan, fikir üreten, yöneten, çalışan, emek veren, tribünde destekleyen, eleştiren veya sahiplenen, kısaca kendisini Trabzon’da basketbolun bir parçası olarak gören kim varsa arka planda hor görüp aşağılarken,
ONUR MÜCADELESİ - 08/05/2018
Şöyle maç öncesine baktığımız zaman karşılaşmanın favorisi hiç kuşku yok ki Yeşilgiresun Belediyespor’du.
MUTLU SON’A(!) BİR ADIM DAHA! - 24/04/2018
Ligin 26. Haftasında Demir İnşaat Büyükçekmece’ye karşı geri dönen iki yabancımızla çıktığımız maçta beklediğimiz gibi mağlup olarak küme düşme hattına bir adım daha yaklaştık.
BU AYIP HEPİNİZİN - 17/04/2018
Basketbolda “Geliyorum” diyen ve sürekli uyardığım kriz sonunda patlayarak Trabzonspor markasını yerle bir etti.
ATEŞTEN GÖMLEK - 10/04/2018
Öncelikle kimsenin yanaşma cesareti gösteremediği çok zor bir dönemde ateşten gömleği giyerek Trabzonspor’a sahip çıkma cesaretini gösteren Ahmet Ağaoğlu ve ekibini kutluyorum.
GOLFU SEVEN - 03/04/2018
Kolay iş değil. Olabilecek çoğu insan uzak dururken, Ahmet Ağaoğlu ise çok zor bir dönemde Trabzonspor başkanlığına adaylığını açıklama cesaretini gösterdi.
YANLIŞTAN DÖN BE USTA? - 27/03/2018
Yazmayacağım diyorum ama yazmadan da olmuyor çünkü canım yanıyor.
AİDİYET DUYGUSU KAYBOLUNCA - 20/03/2018
Ligin 21. Haftasında eski koçumuz Nenad Markovic’in çalıştırdığı Gaziantep Basketbolu 91-86 mağlup eden Trabzonspor çok kritik bir galibiyet aldı.
SAYIN USTA, ÖNCE BASKETBOL - 14/03/2018
Sayın Muharrem Usta Akhisar maçı sonrası yaptığı açıklamada Usta’ca bir hesaplamayla “Trabzonspor’u aldığım borçla bırakmayı taahhüt ediyorum” diyerek adaylık sinyali vermiş.
 Devamı