• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/TrabzonBasket
  • https://www.twitter.com/TrabzonBasket
  
Üyelik Girişi
Bölümler

Gürbüz Gürbüzoğulları

Gürbüz Gürbüzoğulları
ggurbuzogullari@gmail.com
Psikofizik Parametreler
26/08/2017
  ggurbuzogullari@gmail.com

   

Psikofizik Parametreler

Sübjektif durum veya kişinin kendi performans kapasitesini objektif olarak algılaması ve biyolojik hareketlenme, birbirleriyle çok yakın bir bağlantı içerisindedir. Özellikle iç hareketlenme durumunun sübjektif durum ile çelişmesi halinde, ruhsal durumun fizyolojik performans hazırlık durumuna yaptığı etki olumlu veya olumsuz nitelikte olabilir.

Psikofizyolojik araştırma, fizyolojik tepki biçimlerini aktüel ruhsal durumlara tasnif etmektedir. Burada, öncelikle fizyolojik değişimler ve yaşanan ruhsal durumlar arasındaki bağıntıların açıklanması sorunu ortaya çıkmaktadır.

Ruhsal performans koşullarına uyulmaksızın antrenman ve karşılaşma taleplerinin yerine getirilmesi imkansızdır.

Ruhsal koşullar ve zorlanmalar, sporcunun psikofizik dengesinde değişikliklere yol açar ve özel ayarlama mekanizmalarını gerektirirler. Ruhsal ve psikofizik ayarlamalar faaldir, yani insan organizması kendini taleplere karşı faal olarak ayarlar ve zorlanmalara sadece pasif tepki göstermez. Bu yüzden, bir yüklenmenin, dinlenme devresinde kendilerini yenileyen ruhsal ve psikofizik parametrelerin kötüleşmesine neden olduğu söylenemez.

Psikofizik faaliyetler;

·        kortikal

·        nöromuskular ve

·        sensor aktivitesi 

alanlarında ölçülebilirler. 

 

         Sensor Aktivitesinde Yüklenme Kaynaklı Değişimler

         Ruhsal zorlanmaların tahmini için bir sensor aracı Titreşimli Birleşme Frekansı'dır ( FVF ). Bu frekans, optik sistemin süreye bağlı çözülme kapasitesini kontrol eder. Ölçme yöntemi, test edilen kişi, fasılalı ışık uyarımlarını gözlemleyerek, bu ışık uyarımlarını belli sürelerde sınırlı olarak algılayabileceği frekansı tespit edebilecek şekilde yapılandırılmıştır.

         Çeşitli araştırmalar sonucunda, ruhsal zorlanma ve titreşimli birleşme frekansı arasında bir bağlantı bulunduğu kanıtlanmıştır ( BEYER, NEUMANN, GÜNZ ). Titreşimli Birleşme Frekansı, artan fiziksel ve ruhsal zorlanma ile artarak, yorulma ve bitkinlik durumlarında tekrar düşüşe geçer. Yani yüksek frekanslı ışık uyarımları bir taraftan belli sürelerle sınırlı olarak algılanabilirken, bu durum yorulma koşulları veya yüksek yoğunluktaki yüklenmeler altında tekrar azalır.

         Bir yüklenme ne derece yoğun olursa, başlangıçtaki aktivite artışı o derece büyük olur. Bu ilk artış, mevcut taleplerin yerine getirilmesine yardımcı olup " gerekli aktivite artışı " olarak tanımlanır ( GÜNZ ). Yoğun bir yüklenmenin devam etmesi " aktivite yorgunluğuna " neden olur. Aktivite yorgunluğu ise ruhsal performans kapasitesinin azalmasını beraberinde getirir.

         Farklı performans kapasitelerine sahip sporcular arasında yapılan karşılaştırmalarda, zayıf performanslı sporculardaki Titreşimli Birleşme Frekansı değerlerinin daha hızlı arttığı görülmüştür. Hızlı artış, taleplerin yerine getirilmesi için gerekli yüksek aktiviteyi ifade eder. Aynı zamanda bu sporcular daha çabuk yorulur ve buna uygun olarak Titreşimli Birleşme Frekansı değerleri daha erken düşüşe geçer. Buna karşın, daha yüksek performans kapasiteleri olan sporcuların aktivite artışı yüklenme başlangıcında daha az olup, ancak yüklenme esnasında artar.

         Bunun yanısıra, Titreşimli Birleşme Frekanslarındaki değişimler sübjektif durum ile bağlantılı bulunmaktadır. Bunu, iç ve dış gerçekliğe aykırı olsa dahi, aktüel durumun biyolojik hareketlenmeye yaptığı ortak etki ile açıklamak mümkündür.

Ölçüm tekniğinde mevcut aparatlar yardımıyla yapılan kayıt ve değerlendirmenin esas olarak antrenman ve karşılaşmadaki hızlı enformasyona imkan vermesi nedeniyle, Titreşimli Birleşme Frekansı performans kontrolü için olumlu bir araç olarak nitelendirilebilir. Ancak, bu amaçla zorlanma derecesi ve Titreşimli Birleşme Frekansı arasındaki bağıntının bir kez ve daha ayrıntılı olarak karakterize edilmesi ve ardından da standardize edilmesi şarttır.

Sensor aktivitesinin ve bedensel zorlanmalara olan bağımlılığının kaydedilmesi için diğer bir imkan ise, özellikle Nystagmus'un olmak üzere, göz hareketlerinin ölçülmesidir. Bu yöntem, örneğin denge sisteminin ( vestibularis ) performans yetkinliği için bir gösterge olmaya uygundur.

Döner koltuk testlerinde antrenmanlı şahıslardaki vestibular sistemin performans yetkinliğinin antrenmansız şahıslara kıyasla çok daha yüksek olduğu görülmüştür. Buna göre, denge sistemi antrene edilebilir ve spora özgü sorulara açıktır.

SCHABOWSKI'ye göre sensomotor denge yeteneğinin alışkanlık süreci yoluyla düzelmesi

·        Nystagmusun

·        Vestibular baş dönmesinin

·        Sanal hareket duyumunun azalmasına

ve bunun yanısıra

·        Motor denge taleplerine olumsuz etkide bulunmaları mümkün vegetativ sistemlerin ve motor reflekslerinin azalmasına neden olur.

 

Yüklenme Kaynaklı Nöromuskular Aktivite Değişimleri

Geçmişte nöromuskular aktivite alanında elektromiyografi ve I – t ölçümleri ile bazı sonuçlar elde edilmiştir. Başlangıçta esas olarak entermuskular koordinasyon ile ilgili araştırmalar yapılmış olsa da, son zamanlarda ağırlıklı olarak entramuskular koordinasyonun kendisi araştırma konusu olmuştur.

SCHMIDTBLEICHER, morfolojik – fizyolojik ve nörofizyolojik etki kıstaslarına bağlı bir temel motor özelliği olan kuvvet ile ilgili önemli bilgiler edinmiştir. Kuvvet – zaman eğrilerinin ve fizyolojik etki kıstaslarının bir

·        Kuvvet ölçüm aparatı

·        Bilgisayar tomografisi

·        Biyopsi ve

·        EMG ölçümü

ile kaydedilmesi yardımıyla örneğin genleşme – kısalma devresi konusunda aşağıdaki sonuçlara varmıştır:

         Genleşme – kısalma devresinin izometrik maximal kuvvet ve infilak gücü ile pek fazla ortak yönü bulunmamaktadır. Bu devre, kendine has bir tepkisel hareket karakterine sahiptir. Genleşme – kısalma devresinin kalitesi aşağıda nöromuskular etkenler tarafından belirlenir:

·        Fren kuvvet kütleleri olarak kas yatay kesiti ve kas lifi bileşimi

·        Kas sisteminin esnekliği

·        ( Kas geriliminin ) sinirsel hareketleri.

Alçak atlamada yapılan EMG ölçümleri, atlama hareketine katılan kas sistemi için, daha büyük atlama yüksekliklerinde

·        artan bir ön aktivite süresini

·        daha yüksek bir ön aktivite genliğini

·        yansımalı ek aktivitenin kuvvetlenmesini

göstermektedir.

         Antrenmanlı sporcular, ek aktiviteyi konsantrasyon safhasına aktarabilirken, antrenmansız sporculardaki refleks aktivitesi, durdurma safhasında etkisiz hale gelmektedir. Bu da, antrenmanlı sporcuların koordinatif deneyim ölçüsünün, genleşme yansımalı süreçlerde çok önemli olduğunu göstermektedir.

        

         Yüklenme Kaynaklı Kortikal Aktivite Değişimleri

         Öncelikle klinik nöropsikolojide uygulanan Elektroensefalografi ( EEG ), fiziksel zorlanmalar ve kortikal aktiviteler arasındaki bağlantının tespitine yönelik bir ölçüm yöntemidir. Serebral alandaki aktivite süreçleri, EEG'nin spektral bölümündeki alfa bandı ile gösterilir. Daha hassas bir tespit

·        motor spesifik olmayan, oksipital ve

·        motor spesifik, presantral aktivitelerin

türetilmesi ile yapılır.

         Bu iki türev arasındaki çapraz bağlantılar, kortikal araştırma sonuçlarını tamamlarlar.

         Bu bağlamda yapılan bir çok araştırma aşağıdaki mekanizmaya işaret etmektedir:

·        Artan zorlanma ile genel bir oksipital aktivite artışı tespit edilir.

·        Yüklenme devam ettiği taktirde, oksipital aktivite ortaya çıkan yorgunluk durumu ile birlikte tekrar düşüşe geçer.

Presantral aktivite ile olan çapraz bağlantıda bunun tam tersi bir durum ortaya çıkar:

·        Zorlanma başlangıcında çapraz bağlantılar düşer.

·        Çapraz bağlantı devam eden fiziksel zorlanmalarla birlikte tekrar artışa geçer.

Bu bağlantılar BEYER tarafından koşu bandı araştırmalarında gösterilmiştir.

 

Zaman Seri Analizi

- Zaman seri analizi istatistik yönteminin performans kontrolü için sunduğu imkanlar -

         Zaman seri analizi, spor alanında uygulanmaya başlanan bir istatistik yöntemidir. Zaman seri analizinin uygulanmasına başlanması, günümüzde sporda ulaşılan yüksek düzeyde, bir antrenmanın sadece grup istatistik yöntemleri yoluyla edinilen deneyimlere yönelmemesi gerektiği düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Bunun yerine, bireysel bir performans analizi ve bu analizi temel alan hedeflenmiş performans artırma önlemlerine imkan veren bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır.

         Zaman seri analizi ( time – series – analysis ) istatistik yöntemi veya münferit durum araştırması ( single – case – study ), çeşitli soruların araştırılmasına yönelik kendine özgü metodik bir yaklaşımdır. Buradaki istemler ve pratik gereklilikler, klasik istatistiksel grup yöntemlerinden farklıdır.

         Zaman seri analizinin en büyük avantajı, tek bir kişinin bireysel parametrelerinin teşhis edilerek belirlenmesine ve bu parametrelerinin sırayla kontrol edilmesine ve yönlendirilmesine imkan vermesidir. Bunun tam aksine, belli bir nüfus için genel geçerlilik taşıma amacına yönelik alışılagelmiş test öncesi – test sonrası yöntemleriyle, sadece ortalama bir bakış eğrisi bulunmakta olup, bu eğrinin münferit noktaları bazı durumlarda hiçbir ölçüm değeri ile reel olarak uyuşmamaktadır ( PETERMANN ). Zaman seri analizlerinin, rastgele alınmış heterojen örneklerin araştırılmalarına imkan vermesi, performans sporu için aynı derecede önemli bir gerçektir.

         Zaman serilerinin istatistik analizi için mükemmel bir yöntem, BOX / JENKINS tarafından geliştirilmiş ARIMA modelidir. Bu modelde, kazanılan bilgiler bir gelişim süreci olarak değerlendirilerek, bu gelişimin çeşitli bileşenlerine analiz edilir.

         Bu bileşenler şunlardır:

1.     Gelişim eğilimi, yani zaman içerisindeki yön değişimi

2.     Gelişim eğiliminin çevresindeki osilasyonlar

3.     Hata bileşenleri, yani test edilen kişiye özgü karakteristik belirginliğin etrafındaki farklılıklar.

Otoregresif modeller belli bir zamanın değişkenlerinin değerini, daha önceki zamanların değerleri yardımıyla, Moving – Average süreçleri ise bir değişkenin değerini, daha önceki bir zamana ait bir hata değerini esas alarak açıklarlar. BOX ve JENKINS, bir zaman serisinin açıklanmasında her iki bileşenin de rol oynadığı durumu, Otoregresif Entegrasyonlu Moving Average Süreci ( ARIMA ) olarak tanımlamaktadır.

Zaman serilerinin önemli bir özelliği, katı bir istatistik yönteminden daha ziyade, değerlendirmeyi yapan kişilerin tahmin ve karar yeteneğine bağlı bir model olmasıdır.

Spor alanında bugüne dek zaman seri analizi ile yapılmış çok az araştırma bulunmaktadır. Zaman seri analizi istatistik yönteminin bilimsel bir deney olarak spor alanında uygulanması ilk kez FLOCK'un sözü geçen araştırmasında denenmiştir. FLOCK bunun için kuvvet antrenmanını örnek almıştır.

15 aylık bir uzunluk kesimi deneyinde test edilen dört kişi, 3 x 12 haftalık bir süre zarfında M. quadriceps femorisin maximal dönme momentini antrene etmişlerdir. Birbirinin benzeri üç antrenman safhasında çeşitli etki faktörlerine tabi tutulmuşlardır:

·        Antrene olmuş kas sistemi için, antrenman öncesi, antrenman esnasında ve sonrasında özel bir stretching programı,

·        Proteinler, vitaminler ve mineraller ile ek beslenme ve

·        Dış etkilerden soyutlanmış bir antrenman.

         Antrene olmuş maximal kuvvet düzeyinin başlangıç değerine geri düşmesini sağlamak amacıyla, antrenman safhaları arasında her biri 13 hafta süreli bir dinlenme devresi uygulanmıştır.

         Bu deney yapısıyla, zaman seri analizi yardımıyla bir çok olguyu gözlemlemek ve yönlendirmek amaçlanmıştır:

·        Kuvvet parametresinin farklı görünüm biçimlerindeki endividüel gelişimi nedir ?

·        Stretching ve beslenme bu gelişime hangi endividüel etkilerde bulunuyor ?

·        Sporculara endividüel veriler temel alınarak endividüel önerilerde bulunmak ve bunların kuvvet antrenmanı ile ilgili yeterlilikleri konusunda fikir yürütmek mümkün olur mu ?

Zaman serileri için bir spor motor testi esas alınmış ve bu test yardımıyla haftada iki kez maximal dinamik dönme momenti tespit edilmiştir. Spor motor testleri, dört hafta süreli aralıklarla dönme momenti koltuğu ve itme kızağında yapılan statik, konsantrik ve eksantrik azmi kuvvet ölçümleri ile desteklenmiştir.

Zaman serilerinin analizi sayesinde, test edilen münferit kişilerin çeşitli faktörleri kabul etme yetenekleri ile ilgili bir dizi açıklama yapmak mümkün olmuştur.

Ortaya çıkan son derece olumlu sonuçlara dayanan FLOCK, hazırladığı doktora tezinde, zaman seri analizinin, antrenman analizi, prognozu ve kontrolü için çok yönlü bir enstrüman olarak değerlendirilebileceğini ifade ederek, zaman seri analizinin pratik olarak uygulanabileceği bir model önermektedir.

Tek olay analizi esas itibarıyla beş aşamadan ibaret olmalıdır:

1.     İlk ve en önemli aşamada, spor dalının performans belirleyici özellikleri

·        kondisyonel

·        teknik – taktik ve

·        ruhsal açıdan

analiz edilir.

İyileştirilmeleri yoluyla " disiplin " hedefinde de bir iyileşme sağlamak için, bu hedef ölçütlerinin sırasıyla ölçümleri, analizleri, prognoz ve kontrolleri yapılmalıdır.

2.     İkinci aşamada hedef ölçütlerinin her biri için bir test tasarımı geliştirilir.

3.     Hedef ölçütleri belirlenerek nasıl, ne zaman ve hangi sıklıkta araştırılacakları tespit edildikten sonra, üçüncü aşamada münferit ölçüt hedefleri formüle edilerek, disiplindeki performansa yönelik nihai hadaf bulunabilir.

4.     Dördüncü aşamada, ilk analiz için yeterli ölçüm değerleri elde edilene dek süren, bir ilk test ve antrenman devresi uygulanır.

5.     Beşinci aşamada ölçüm verileri analiz edilerek, ölçütün potansiyel gelişimi ile ilgili bir prognoz hazırlanır. Yeni hedeflerin belirlenip, antrenmanda çalışıldığı daha sonraki süreç, üçüncü, dördüncü ve beşinci aşamaların birbirleriyle etkileşim içinde bulunduğu bir süreçtir. Analiz / prognoz burada hedeflerin ne derece kabul edilebilir oldukları konusunda değerlendirme yapılmasına izin verir.

Prensip olarak, elde edilen bilgilerin miktarı ile birlikte analiz ve prognoz hassasiyeti artarken, hata ihtimali azalır. En mükemmel sonuçlara, her sporcu ile ilgili bilgiler uzun yıllar boyu toplanarak, her antrenman uygulamasının süre, yoğunluk ve kapsam açısından değerlendirilmesiyle ulaşılabilir.

Zaman seri analizi yardımıyla yapılan performans kontrolü amaçlı uygulamalar, erkek ve bayan sporcuların psikolojik bakımları ile birlikte en iyi şekilde yürütülebilir. SCHLICHT bir süredir bu amaçla en iyi dereceleri alınmış dört sporcuyu üç senelik bir araştırmaya tabi tutmuştur. Bu zaman zarfı içerisinde her gün antrenmandan sonra duygusal, kognitif, motivasyonal ve konsantratif durumları ile ilgili bir form doldurmuştur. Bu bilgiler, kondisyonel faktörlerin yanı sıra, zaman serilerinin temelini oluştururlar.

Bireysel veriler yardımıyla, - performans düzeyini etkileyen – farklı parametreler arasında bir çok bağıntı ( karşılıklı veya çapraz bağıntılar ) gösterilebilir:

·        Antrenman yüklenmesi

·        Zorlanma

·        Mevcut durum

·        Antrenman yapma ( istek )

·        Maneviyat

         Bireysel bağıntılar dikkate alınarak, bir sporcunun yoğun tempo koşularının yapıldığı bir antrenmandan sonra bir motivasyon eksikliği veya bir süreklilik ünitesinin ertesi günü olumlu bir ruhsal durum gösterdiği sonucu ortaya çıkabilir. Bu gibi psikolojik bağlantıların ortaya çıkarılması performans kontrolü için çok önemlidir.

 



Paylaş | | Yorum Yaz
289 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

Hormon Tespitleri - 08/08/2017
Teknik – Taktik Spor Dalları - 02/08/2017
KAN LAKTATININ BELİRLENMESİ - 08/01/2016
SPOR – MOTOR TESTLERİ - 22/11/2015
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
HAFTANIN MAÇLARI
 BSL 
        
Pınar Karşıyaka V Trabzonspor
30 Kasım Perşembe 18:00
Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu
Yayın: beiNSports3

**************
BGL (B GRUBU)
     
Trabzonspor V Sakarya BŞB
26 Kasım Pazar 13:00
Hayri Gür Spor Salonu
CANLI SKOR

POTA ARKASI



Canlı Yayın İçin Tıklayınız  

Sponsorluk İçin Tıklayınız  

Arşiv  İçin Tıklayınız